El Kaide'nin Şam Ekseni Ardındaki Hedefi: İsrail

GÜNDEM 4 Şubat 2016 12:16
Videoyu Aç El Kaide'nin Şam Ekseni Ardındaki Hedefi: İsrail

El Kaide lideri Zevahiri tarafından görevlendirilen bir ekibin İsrail'de belli merkezlere saldırı hazırlığında oldukları 2014 yılında ortaya çıkmıştı. Dünyaca ünlü dış politika dergisi Foreign Affairs'ın yazarı Matthew Levitt, bu gelişmeyi analiz ederek El Kaide'nin yeni bir strateji belirlediği iddiasında bulundu. Makaleyi ilginize sunuyoruz.

22 Ocak'ta İsrailli yetkililer birkaç hafta önce İsrail'de El Kaide'nin ileri terörist komplosunu bozduklarını duyurdu. El Kaide'den esinlenen cihatçıların İsrail'i önceden hedeflemesine rağmen, bu El Kaide'nin üst liderlerinin doğrudan dahil olduğu ilk komplo olarak göze çarpıyor (Kasım'da El Halil yakınlarında bir saldırı planlayan üç adam polisle çatışmada öldürülmüşlerdi.)

İsrail'in El Kaide retoriğinde senelerdir iftiharı nazara alındığında bu sıradan gözlemcilere biraz şaşırtıcı gelebilir. İsrail'i ve Yahudiler'i hedefleme ihtiyacı El Kaide mitosunda belirgin bir şekilde rol almasına rağmen, İsrail'e karşı operasyonel görevlere nadiren dönüşmüştür. İşte bu kökeni El Kaide lideri Eymen el Zevahiri'ye dayanan bu son komplonun neden bu kadar önemli olduğunu gösteriyor. Aslında bu El Kaide'nin ana liderleri arasındaki, Şam'daki -bilhassa Suriye'deki- savaşın yanlarından geçip gitmesi korkusuna değiniyor.

Bunun Üzerine Yapılan Plan

İsrailli yetkililere göre son komplo Gazze'de bulunan ve Zevahiri için çalışan El Kaide üyesi Ariv al Sham saldırıda yer almaları için üç adam topladığında başladı. Bu adamların ikisi Kudüs,diğeriyse Batı Şeria'dandı. İsrail güvenlik görevlilerinin Skype ve Facebook üzeriden yapılan bu adam toplama hakkında ilk olarak nasıl bilgi sahibi olduğu belirsiz olmakla beraber, görünüşe bakılırsa bu haberleşmeleri Aralık ayında dört adamı da tutuklayana dek birkaç ay takip ettiler.

İsrailli kaynaklara göre Sham'ın ilk anlaştığı kişi Doğu Kudüs'deki Ras Hamis mahallesinden 23 yaşındaki Iyad Halil Ebu-Sara idi. Söylentilere göre Ebu-Sara Kudüs ve Ma'aleh Adumim arasında seyahat eden bir İsrail otobüsüne intihar saldırısı yapmak için gönüllü olmuştu. Plana göre silahlı adamlar otobüsün tekerlerine vuracak ve onu alabora edeceklerdi. Ondan sonra yolcuları yakın mesafeden vuracaklardı. Son olarak, polisle ve ilk müdahale ekibiyle silahlı çatışmada öleceklerini varsaydılar. Sham ve Ebu-Sara aynı zamanda Kudüs'deki bir kongre merkezine eşzamanlı olarak yapılması planlanan intihar saldırılarını da ana hatlarıyla anlattılar. Bu saldırılardan birinde ikinci bir intihar bombacısı acil durum görevlilerini hedef alacak, bir diğerinde de Tel Aviv'deki Amerikan büyükelçiliğine sahte Rus pasaportlarıyla İsrail'e turist olarak gelen ismi söylenmeyen yabancı teröristler saldırı yapacaklardı. Hazırlık aşamasında Sham, Ebu-Sara'ya sanal bomba yapımı eğitim dersi için bilgisayar dosyaları gönderdi. Ebu-Sara intihar yeleklerini ve bomba kamyonlarını hazırlayıp muharebe ve bomba yapma eğitimi için Suriye'ye gidecekti. Tutuklanmadan önce Türkiye'ye biletini çoktan satın almıştı.

Sham'ın iki diğer adamı Rubin Ebu Nagma ve Ala Ghanam İsrail'e saldırı düzenlemek için çalışıyorlardı. Söylentilere göre Ebu Nagma, Kudüs merkez otobüs terminalinden İsrailli bir askeri kaçırmayı ve Doğu Kudüs'de bir Yahudi mahallesindeki bir konut binasını bombalamayı planlamıştı. O da patlayıcıları imal etmeyi internetten öğrendi. Batı Şeria'daki Filistin şehri Jenin yakınlarındaki bir köyde yaşayan Ghanam, Batı Şeria'da ileriki saldırıları düzenleyecek Selefi-cihatçı bir hücre kurmak için görevlendirilmişti.

Zevahiri'nin bu operasyona dahli olmasına şok oldular. Zevahiri, Sham'a komployu uygulaması için doğrudan talimat verdi. Fakat muhtemelen daha şaşırtıcı olan komplonun yalnızca birkaç ayda gelişmesiydi. Bir güvenlik görevlisinin söylediğine göre Ebu Sara ve El Sham Suriye'ye bir gezi düzenledi ve para aktarıldı. Bunların hepsi çok hızlı oldu. Üç kanal da çok hızlı bir şekil aldı.

Retoriğin Ötesinde

İsrail ve Filistin meselesi El Kaide için uzun süredir paratoner olmuştu. Usame bin Ladin, 1990'dan 2011'e kadarki basın açıklamalarının neredeyse hepsinde  Filistin meselesine gönderme yapmıştı. 1994 yılında Suudi Arabistan Büyük Müftüsüne 'Filistin'e İhanet' adlı bir mektup yazmış, bir yıl önce Müftünün Oslo Mutabakatını desteklemesini ele almıştı. Ladin, 1996 yılında Batı'ya savaş ilanında birkez daha Filistin meselesinden bahsederek Müslümanların toplanıp Amerikan İsrail ittifakına karşı savaşmasını istemişti. Ve 1998 yılındaki bir fetvasında, Zevahiri ve diğerleri Müslümanları Amerika ve müttefiklerini -siviller ve askeri personel- öldürmeye ve Kudüs'teki Mescid i Aksa'yı özgürleştirmeye çağırmıştı. 11 Eylül olaylarının beyni Halid Şeyh Muhammed bile 11 Eylül komplosunda İsrail'i ihbar etme fırsatı bulmuştu. Saldırının orijinal komplosunda, söylenilene göre bir uçağı kendi başına kaçırmakla görevlendirilmişti. Uçağı bir havaalanına indirecek, Amerika'nın İsrail'i Filipinler'i ve baskıcı Arap devletlerini desteklemesi hakkında konuşma yapacaktı.

Şimdiye dek bu retorik İsrail'e karşı fiili operasyonlara nadiren dönüştürülmesine rağmen, bazı istisnalar olmuştu. İngiliz ayakkabı bombacısı Richard Reid, 2002 görevine İsrail'in El-Al havayolları üzerinde bir havayolu güvenliğini test ederek ve İsrail ve Mısır'daki potansiyel hedefleri izleyerek hazırlanmıştı. Halid Şeyh Muhammed'in İsrail'e çeşitli saldırı komploluruna müdahil olduğu iddia ediliyor, bunlardan birinde Suudi Arabistan'dan uçaklar İsrail havasahasına girip İsrail'in en güneyindeki Eilat şehrindeki binalara çarpacaktı. Bu planın başarılı olan bir parçası Kasım 2002'de Kenya Mombasa'daki İsrail'e ait Paradise Oteline yapılan saldırıydı. Bu saldırıda üç İsrailli öldürülmüş 20 tanesi de yaralanmıştı. Benzer bir şekilde, söylentilere göre uzun zaman önce El Kaide'nin lideri olarak ünlenen Zerkavi, İsrail'i hedefe alması için bir terörist hücresi kurma teşebbüsünde bulunmuştu. 2001'de Maliye Bakanlığı, Zerkavi'nin Afganistan'da Ürdünlü ve Filistinli savaşçıları eğitmek ve Şam'a seyahatlerini kolaylaştırmak için 35.000 dolar aldığını söylemişti. Zerkavi başka bir finansmanın İsrail'e karşı yapılacak saldırılar için sağlanabilecek olan teminatlar almıştı. Ve bazı kaynaklara göre 2002'de Filistin bölgelerine bizzat kendisi gitmiş olabilir. Fakat bundan bir şey çıkmadı.

Bu istisnalar şu kuralı kanıtlıyor: El Kaide'nin İsrail'e karşı komploları hiçbir zaman İsrail karşıtı propagandasıyla eşleşmedi. Bu, Afganistan'da Rusya'ya karşı cihadın zayıflayan günlerinde grubun müstakbel liderleri arasında hiddetlenen çekişmeleri anımsatıyor. Sovyetlerin 1989 Şubat ayında çekilmesine müteakiben Bin Ladin ve Afgan cihadının ana ideologu olarak hizmet eden Batı Şerialı bir Filistinli olan Abdullah Azzam cihatçı savaşçıların nereye gitmesi gerektiği konusunda ters düşmüşlerdi. Bin Ladin, indirilip yerine yeni bir hilafetin kurulması gereken Arap hükümetlerini destekleyen Amerika'yı göstermişti. Mürted Arap rejimleri indirmenin kaçınılmaz olduğunu vurgulayan Zevahiri'ye ve Mısırlı İslamcılar'a uymuştu. Laik militan gruplar tarafından domine edilmiş olmasından ötürü Filistin çatışmasından vazgeçen Bin Ladin, o zaman İslamcılarla olan o mücadeleyi yeni cihat cephesi olarak canlandırma fırsatı görmüştü. Azzam 1989'da esrarengiz bir saldırıda öldürülmüştü ve geri kalansa tarih oldu.

El Kaide üst liderliği genelde operasyonlarını İsrail'e odaklamıyor ve El Kaide bağlantılı olan yada ondan esinlendiği iddia edilen Gazze merkezli gruplara bilhassa açık olmuyordu. 2008 Aralık-2009 Ocak arasında Gazze'deki savaş boyunca El Kaide Filistinli savaşçılara desteklerini ifade etmiş ve Arap devletleri onlara yardım etmemelerinden dolayı suçlamıştı. Fakat sözlerini eylemleriyle desteklememişti. Birkaç ay sonra 2009 Ağustos'da Hamas Gazze'de bir camiye 24 kişini ölmesi ve 130'unun da yaralanmasıyla sonuçlanan bir baskın yaptığında, El Kaide liderleri Hamas'ı açıkça suçladı ve Allah'a öldürülen adamların kanının intikamını alması ve Hamas devletini yıkıma uğratması için dua etti. Bin Ladin ve Zevahiri aynı zamanda Gazze'de cihad çağrısı yaptı fakat El Kaide görevini üstlenen hiçbir Filistinli grubu halen tanımadı.

Kazan, Kaybet ya da Çekil

Peki rota neden birden değişti?

Bin Ladin gibi, El Kaide'nin şimdiki lideri Zevahiri de uzun süredir daha acil hedefleri olduğu için İsrail'i hedeflemeyi ikinci plana koymuştu. 1990lar'da Zevahiri, 'Kudüs'e giden yol Kahire'den geçer' düşüncesini sürdürmüştü. Bir diğer deyişle, Filistin ancak Mısır gibi ülkelerdeki gayrimeşru rejimlerin yıkılmasıyla özgürleştirilebilir. Yıllar sonra Irak'taki Ebu Musab el Zerkavi'ye yazdığı mektupta Zevahiri İsrail'in hedeflerindeki dördüncü aşama olduğunu söylemişti. Bu aşamalar sırasıyla; Amerika'nın Irak'tan kovulması, orda İslami bir emirlik kurulması, cihadın Irak'a komşu olan laik devletlere yayılması.

Bir zamanlar bozguna uğratıldığı düşünülen El Kaide'nin Irak'taki savaşı gurubun Suriye'deki çabaları sayesinde şimdi geri yükselişte. Bir taraftan İsrail'i hedefleme kararı Zevahiri'nin uzun vadeli stratejisinde boşlukları doldurması olarak görülebilir.

Bir diğer taraftan önlenen bu son komplonun Zevahiri ve diğer küresel cihatçı gruplar arasında duran kıdemli diğer El Kaide liderleriyla daha çok alakası var. Suriye'deki olaylar cihadın doğasını hızlıca değiştiriyor. Onun merkez üssü artık Afganistan, Pakistan, Irak ya da Yemen değil, Suriye'deki Şam'ın kalbi. Orada iki El Kaide grubu IŞİD ve Nusra Esed rejimine, Şii müttefiklerine ve daha ılımlı Suriyeli isyancılara karşı savaşıyor. Bu iki grup birleşmedi ve sadece Nusra Zevahiri'ye biat etti. Aslında, Zevahiri IŞİD'e Suriye'yi Nusra'ya bırakıp Irak'a odaklanması talimatı verdiğinde, IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi açıkça reddetti. Bu hafta Zevahiri IŞİD'i "Suriye'deki cihada sıkıntı veren felaketin şerri" olmakla suçlayarak ve grubun El Kaide ile bağlarını redderek aynen cevap verdi. Zevahiri IŞİD'in El Kaide'nin bir kolu olmadığını ve onlarla örgütsel bir ilişkisinin olmadığını söyledi.

Bu arada Ahraruş Şam gibi diğer İslamcı gruplar El Kaide'yle bazı ideolojik temelleri paylaşmasına rağmen halen bağımsızlar. Günümüzde yeni adamlar, bağışlar ve yabancı savaşçılar çeken cihat merkezleri El Kaide tarafından yönetilmiyor. Bunu bilen Zevahiri belki de her şekildeki ve büyüklükteki cihatçı savaşçıların etrafında toplanabileceği büyük bir şey iddia edebilme ihtiyacı hissediyor. İsrail'e saldırıdan daha iyi ne olabilir?

Terörizm ve politik şiddet üzerine çalışma yapanlar arasında, geleneksel El Kaide merkezinin ve diğer El Kaide liderliklerinin önemi ve uygunluğu üzerine hararetli tartışmalar sürüyor. Bu çekişmeye Obama'nın yaptığı küstah bir yorumla yeni bir soluk getirildi. Obama New Yorker'a verdiği röportajında yönetiminin El Kaide'nin Afganistan-Pakistan sınırında büyük bir bölümünü yok etme başarısını methetmiş ve El Kaide franchiselar'ın Amerika'dan ziyade kendi ülkelerinde saldırı yapmaya odaklandığını söyleyerek El Kaide tehdidini önemsememişti. Obama bu grupları jayvee takımına (genç üniversite takımı) benzetmiş ve onların 11 Eylül saldırılarını yürüten takım kadar tehlikeli olmadığını söylemişti. Takıma gelince Dışişleri Bakanlığı yakın zamanda tüm liderliğin Amerika'nın terörizm karşıtı çabaları tarafından büyük bir bölümünü yok ettiğini öne sürdü. Geriye kalan tek kişi Zevahiri oldu. Bu noktada Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zevahiri'nin büyük ihtimalle vaktini propagandadan daha çok kendi kişisel güvenliği hakkında endişelenmekle geçirdiğini fakat halen bu tarz propagandanın konu ile alakalı kalmasıyla ilgilendiğini düşünüyor.

Zevahiri'nin İsrail'e karşı kompoları bilhassa Suriye'de olmak üzere diğer cihatçı gruplar arasındaki pozisyonunu tekrar ileri sürme ihtiyacından kaynaklanıyor olabilir fakat bu terörizm tehtidinin daha az gerçek olduğu anlamına gelmiyor. Ancak kimileri El Kaide'yi günümüzde --birkaç yakın franchise'ı olan bireysel bir grup olarak ya da tüm franchiselar'ın ve merkezsizleştirilmiş parçaların toplamı olarak tanımlar-- bunun gibi komplolardan İsrail'de dahil Batı'nın sakınması gerektiği anlaşılıyor.

Matthew Levitt, Foreign Affairs

Kaynak : İncanews
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...


Duymak ve Görmek İstedikleriniz için..
FES TURİZM