İlk Çanakkale Şehitlerimiz Kimlerdir, Naaşları Nerededir?...

GÜNDEM 19 Mart 2014 09:40
İlk Çanakkale Şehitlerimiz Kimlerdir, Naaşları Nerededir?...
Malum 18 Mart yaklaşıyor.. Bir bidat daha icra edilecek yine. Üstelik tagutlar ve küfür ve bid'at ehli de çokça istismar edecek her zamanki gibi..
Çanakkale Gazası'nı; Hem Rizorta Mason Locası'na ve bunun sebebiyle de İttihat ve Terakki'ye üye olan, ve 1909'da Halife Sultan AbdulHamid hazretlerine yapılan ihanet darbesinde, Selanik'den kalkan harekat ordusunun M Şevket Paşa'dan sonra ikinci adamı ve kurmay yüzbaşısı olan Selanikli Sabetay komutanların reklamı için çarpıtarak anlatan "Kemalist" taifeden tutun;
Çanakkale kabristanına turlar düzenleyip Rafızi Safeviler'in imamların kabirlerine yaptıklarına benzer şekillerde bir ibadet ve tavaf yerine çeviren, ve Çanakkale şehitliklerini kendi cemaat reklamları için bir malzemeye dönüştüren ve asla ve asla Çanakkale Ruhu ile alakaları olmayan, aksine her daim sinsi İngiliz ve mankurt Anzak mantığıyla iş gören "Gülenist" taifeye...
Pek çok kesim Çanakkale Gazası üzerinde konuşuyor, kalem oynatıyor.. Bir çok mit ve rit'in de katıp karıştırıldığı ve tarih diye çoğu kez tahrifin nakledildiği ama aslında çok uzağımızda ve karanlık bir devirde olmayan, hemen asrımızın başında vuku bulmuş olan Çanakkale Savaşları ne idi, nasıl başlamıştı, asıl kahramanlar kimleri.. Bunları bilmemiz aslında hiç de zor değil.. Mesela, ilk olarak şuradan başlayabiliriz; İlk Çanakkale Şehitleri kimlerdir? Buyrun kısa bir tarih seyrine:
Avustralya kıtasında güney doğudaki bir kasaba olan Broken Hill, maden rezervleri ve sanayisinin yanı sıra tarihe “Broken Hill Savaşı” adıyla geçen çatışmayla da anılır. Burada, İngiliz ve Anzaklar, iki Müslüman'a karşı yaptıkları bir çok zorlu operasyona "savaş" diyerek tarihe geçmişlerdir..
Malumdur ki, Osmanlı İmparatorluğu 29 Ekim 1914 tarihinde savaşa girmiş ve karşı grupta olan İngiliz İmparatorluğu ile savaşmaktadır. “İngiliz İmparatorluğu” her zaman olduğu gibi sömürgelerinden devamlı olarak asker toplayıp savaşa sürmekte..
Avustralya, I. Dünya Savaşı'nda Britanya'nın yanında savaşa girmiş ve Osmanlı topraklarına asker göndermişti. Osmanlı Padişahı Halife Sultan Mehmed Reşat, İslam’a savaş açan düşmana karşı dünya Müslümanlarına Cihad-ı Ekber, Seferberlik Fermanı yayınladı, Gaza çağrısı yaptı. İngilizler tarafından Kuzeybatı Hindistan'dan (bugünkü Pakistan) Avustralya'ya getirilmiş deveci grubundan kasap Molla Abdullah ve seyyar dondurmacı Gül Muhammet adlı Urduca konuşan iki Müslüman Hintli-Pakistanlı (Bir görüşe göre ise Afgan), işçi padişahın çağrısına uyarak Broken Hill kasabasının 4 km dışında, savaşa sevk edilen askerleri limanlara taşıyan trenin geçeceği yola pusu kurmak için hazırlandılar. Zaten evvelce, Evlerinin bahçesinde kurban kestikleri için belediyenin ceza kesmesine maruz kalmış idiler.. Bu yabancı -Müslüman- düşmanlığını ve darul İslam-darul harb farkını çok daha yakinen idrak eden bu iki yiğit.. Biri 25 diğeri 65 yaşındadır..
Molla Abdullah ve Gül Muhammet, Gül'ün dondurma tezgahının kırmızı kumaşından hazırladıkları “Ay-yıldızlı bir Osmanlı bayrağı” ve ellerindeki mavzer silahları ile ve tüm paralarını verip biriktirdikleri cephaneleri ile düzenleyecekleri saldırı için treni beklemeye başladılar. Çanakkale’ye “Anzak askeri “ taşıma ihtimali olan bir trene karşı intihar -istişhad- eylemi yapmaya karar verirler.. 1 Ocak 1915 sabahı, asker sevkiyatı yapılan tren yerine “Yeni yıl kutlaması” için Silverton'a pikniğe giden 1200 sivili taşıyan bir tren, Molla Abdullah ve Gül Muhammed tarafından silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda 4 kişi ölürken 6 yolcu da yaralandı. Bu, “Kurban ve İslam-Hilafet düşmanlıklarının mukabilinde” aldıkları “Noel hediyesi” karşısında şoke uğradı karşı taraf..
Saldırıdan sonra, olay yerine gelen İngiliz ve yerli birimler, iki saldırgan diye tanımladıkları mücahid için için sürek avı başlattı. Bir süre sonra iki Afgan, kasabanın batısındaki alçak tepelikte kuşatıldı. Gül Muhammet ve Molla Abdullah ateşe devam etti. Karar verdikleri üzere Şehid olana dek Gaza edeceklerdi.. 3 saat süren çatışma sırasında da 69 yaşındaki Jim Craig isabet alarak öldü. Saat 13.00'te Molla Abdullah bir sivilin tüfeğinden ateşlenen kurşunla can verdi. Yaralanan Gül Muhammet ise kaldırıldığı Broken Hill hastanesinde Şehid olarak, yapılacak işkencelerden de mahfuz oldu..
Molla Abdullah ve Gül Muhammet yanlarında taşıdıkları Türk bayrağı nedeniyle önceleri Türk sanılmışlar, ancak daha sonra gerçek kimlikleri -Pak veya Afgan- ortaya çıkarılmıştır..
Neticede devşirilen Hıristiyan Anzak Askerleri de bu halktandı, ve hepsi de İngiliz kuklası idi. İstanbul hanımlarının ırzına geçmeye, Hilafet’i yok etmeye gidiyorlardı.. Ölen çocuk ya da kadın da olmadığına göre, ve sivil tarifinin “Düşmana elle, dille, propaganda veya para veya oy vererek destek olan herkes hedeftir” fetvası gereğince esnek ve şartlara göre değişken olduğundan da yola çıkarsak, neticede İslam düşmanı bir kavime vurdu ve son damla kanlarına dek cihad ettiler, şehit oldular. Taksiratlarının affını dileriz, Rahmetullahialeyhima..
Ertesi günü dünya gazeteleri “Türk Terörü” diye manşetler atacaktı… Oysa bu mertler Türk değil Pakistan-Afganistanlı idiler.. İstanbul’daki Halife’nin bir emri fermanı ile, mağribden maşrıka tüm Müslümanları nasıl tek vücud olarak harekete sevk ettiğine, “Halifeliğin gücüne” bir kez daha şahitlik edeceklerdi..
İşte, daha İngiliz, Fransız ve Anzakların daha Çanakkale açıklarına demirlemelerinden birkaç ay önce yani 1 Ocak 1915 günü İLK ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ düştü toprağa.. Kabirleri hala Sidney’den 1200 km Melborn’dan 850 km uzakta ve mevcut nüfusu 25 bin olan Broken Hill’dedir. Orada hala Ay Yıldızlı Hilafet Bayrakları, potin, tüfek vs eşyaları sergilenmektedir..
Yazık ki kendileri gavur olduğu halde, bu iki fedainin yiğidin hakkını vermek isteyen yerel Hıristiyan belediye anılarına bir anıt yapmak ister, oradaki laik kafir sözde Türk dernekleri aralarında anlaşamaz ve neticede bu iki Şehidimizin aziz hatırasına sahip çıkmazlar.. Biz, müze bir yana, anıt vs şeylerin batıl olduğunu biliriz, ama oradaki sözde Türklerin de bu ilgisizliklerini anlamak güç.. Yoksa oradaki tüm Türkler toptan Şeriatçılar(!) da; bidat diye mi anıta muhalif oldular (!) Yoksa Hilafet ve Şeriat lafızları ile Türk lafzının yan yana anılacağı korkusuyla mı?..
Ve, Hangisi Türk? Siz karar verin? O iki Asya’lı Şehid Müslüman mı; yoksa bu gün Türk lafzını slogan edinen bazı birilerimi?
Türk, İslam Gazisi, Halife askeri, Küffarla cenk eden demekti o devirlerde. Onlar da bundan sebep Türk kimliği ile anıldılar hep.. Bir de mevcut bazı zibidi kafirlere bakın, aslı sözde Türk olsa da bunlar bu mankurtlar, ancak Siyonist-Haçlı uşağı kafirlerdir..
ek: Broken Hill yakınlarında, bahsettiğimiz "İlk Çanakkale Şehitleri"nin kıstırıldığı kayalıklarda olaydan hemen sonra halkın çekildiği bir fotoğraf. Ve aynı kayalıkların günümüzdeki hali. O dondurma arabası. Ve Halen orada müzede saklanan eşyaları, bayrak ve silahları.. Yani, varislerinin teslim almasını bekleyen emanetler..
Akıncı
Psikolog-Tarihçi
1114
1113 1.11 1.23 11111
1000
icon

Henüz yorum yapılmadı,
İlk Yorum yapan siz olun...


Duymak ve Görmek İstedikleriniz için..
...................
FES TURİZM