Yazı Detayı
29 Haziran 2016 - Çarşamba 15:07
 
ZARURİ BİR AÇIKLAMA
Nizameddin Demir
abdullahaziz@islammedya.com
 
 

Esselamü aleyküm verahmetüllah. Değerli okuyucularım, malumunuz bir süreden beri "İslammedya" sitesinde yazılar yazmaktayım. Bu köşede birçok konuda birçok yazı kaleme almış bulunuyorum. Burada bize bu imkanı veren kardeşlerime teşekkür ediyorum. İnşa'Allah Rabbim ömür verirse yazılarımıza  son nefesimize kadar devam edeceğiz. Son zamanlarda, bölümler halinde kardeşlerimize arz ettiğimiz  yazılarımızdan dolayı  edeb ve terbiye sınırlarını aşan, seviyesiz, ilimden  ve ciddiyetten yoksun yorumlara muhatap olmaya başladık.  Yorum yazmak demek, yazara hakaret etmek demek değildir!  Yazar yazılarından ne kadar sorumlu ise; yorum yapan kişilerde en az yazarlar kadar yaptıkları  yorumlarından sorumludurlar!  Bu dizi yazımızda takip ettiğimiz usul şudur:  Mesele akaidi bir meseledir. Akaidi meselelerde önce akaid ulemasının görüşlerine, daha sonra siyer ulemasının görüşlerine, daha sonra bu konularda yetkili fıkıh ulemasının, yani fakihlerin görüşlerine  yer verdik.  Her ne söylemişsek mutlaka  alimlerin görüşlerini naklederek söylemişizdir.  Kaynaklarını da vermişizdir. Hiçbir kardeşimiz tereddüde düşmesin.  Çalışmamızda takip ettiğimiz yol budur.   Biz  "Ehl-i sünnet Ve'l-Cemaatin" muteber  eserlerini esas alarak inancımızı ortaya koymaya çalıştık. Bu konuda  zerre  kadar şüphesi olan varsa şüphesini ortaya koymalı idi!. Verdiğimiz kaynaklardan, yaptığımız  nakillerden  öyle olmadığını  belirtmeli idiler.  Usul budur! Lakin yorumlarda görülen odur ki, şüphelerini ortaya koyma yerine, yaptığımız alıntılarda yada verdiğimiz kaynaklarda  "öyle değil, böyledir" deme yerine  şahsımıza hakaret ve küfürler edilmektedir.

Biz hesap gününe inanıyoruz, o gün, bize küfreden ve zerre kadar imanı olan herkesle hesaplaşacağımı açıkça beyan ediyorum.  Hakkımı helal etmiyorum!.  Ta ki helallik isteyip, helalleşene kadar!  Karşı çıkan muteriz  küfürbazların  hiçbirinin  hiçbir yorumu, zerre kadar bizi ilzam etmiyor!.  Muterizlerin bir kısmı yazılarımızı ve delillerimizi okumaktan aciz ve körü körüne saldırdı.   Bir kısmı, kiralık kafalarıyla saldırıya geçti.  Bir kısmı  ise, okudukları gerçekler karşısında çılgına döndükleri için   saldırdı.   Zira, İslam adına öğrendiklerinin İslam'la alakası olmadığını görmüş oldular.  Hakkı ve hakikati kabullenme yerine saldırıyı  esas aldılar.  Hakka ve hakikate teslim olma  yerine hevalarına teslim oldular. Hevalarını ilahlaştırmayı  esas aldılar.  Rabbim ıslah eylesin...

Elbette biz bize saldıran "Ehl-i ehva"nın düştüğü  çukurlara düşecek değiliz. Biz elimizdeki kaynaklarımızı konuşturmaya devam edeceğiz. Lakin üzüldüğümüz husus şudur!  Küfürbazların bir kısmı açıkça "ehl-i bid'a" olduklarını ortaya koyup  "Ehl-i Sünnet"e küfrederken;  bir  kısım  ahmak küfürbazlar ise hala kendilerinin "Ehl-i sünnet" olduklarını iddia ederek "Ehl-i Bid'a"yı savunmaktadırlar.   Bu durum gerçekten bizi üzmektedir.  İlim ehlinin bu manzara karşısında susması caiz değildir!

Gelelim şu meseleye. "Neden şimdi gündeme geldi bu meseleler."  Kesin olarak söyleyelim ki,  bu tür ihtilaflı meseleleri  gündeme getirenler biz değiliz.  Tarihin her döneminde de böyle olmuştur. Bu tür ayrılıkları, sapkınlıkları "ehl-i bid'a"  gündeme getirmiş,  "Ehl-i Sünnet ve'l-Cemaat" ise bu sapkın ve taşkın zümreye cevap vermiştir.  Ehl-i Sünnet Akaidinin doğuşu da böyle olmuştur.  Bilmeyen  gafillere bu hakikati hatırlatmış olalım.

Bu açıklamamızda, yorum yapan tüm kardeşlere teker teker  isim vererek cevap vermeği gerekli görmüyorum. Genel olarak herkes kendi payına düşeni alsın  istiyorum. Lakin yorum yapan küfürbazlar içinde  öyle yalancı pehlivanlar var ki, sanki tarih boyunca bu meseleler hiç gündeme gelmemiş, ulema nezdinde bu meseleler konuşulmamış, kitaplara geçmemiş!!!  Siz değil sizin dedeleriniz  ne acizlikler içinde boğulmuş gitmişlerdir!.  Siz bilmezsiniz, büyüklerinize sorun size anlatsınlar. Yada tarih okuyun görürsünüz.

Bir küfürbaz şöyle demiş; "iddialarını tarihi sahihlerden getirin diye ama kendileri hala günümüz dergilerinden kitaplardan günümüz yazarlarından kaynak göstermektedir."  Kiralık ve satılık kafaya sahip, cehalet çukurunda boğulan bu küfürbaza  gülüp geçmek lazım değil mi?  Verdiğimiz kaynaklardan bir kısmını sayacak olursak, ki belki bunları da okumacaklar!. Başta "Kur'an-ı Kerim olmak üzere, Sahih-i Buhari, Sahih-i Müslim ve diğer sahihler... Hafız Zehebi - İmam Suyuti - İbn-i Hacer-i Mekki- İmam  Kurtubi - İmam Ebu Yüsr Muhammed Pezdevi - İmam-ı  Rabbani - Muhammed Tahir Hekim - Prof. Abdülkadir Şeybe - Prf. Muhammed Ebü Zehra - Abdülazîz Dehlevî - Said  Havva -  Doğuştan   Günümüze  Büyük  İslam  Tarihi (Bir Heyet) - H.Tahsin Feyizli, Akaidi Nesefiye - Prof. İlahi Zahir - İtr, Menhec - Ayetullah Kaşiful Gıta - Mustafa  Sibai - Mevdudi-  vb."   Bu  isimleri bilenlerin  zerre kadar izanı varsa hakikati teslim etsinler!   İleri geri dırıltı-zırıltı etmesinler!  Zira İslam bunlar, tarihe şahitlik eden kaynaklar bunlar. Bu isimlere ve kaynaklara günümüz yorumcuları demek gafletin  ötesinde başka şeydir. Güneş balçıkla sıvanmaz, sıvanmış olsaydı, geçmişte  kalanlar  bu işi sizden önce yapacaklardı!  Lakin tarih şahit olmuştur ki güneş balçıkla sıvanmıyor!!!!!

Kim İmam-ı Buhari (Rh.a)'ye, İmam Müslim (Rh.a)'e  küfrederse,  küfreden bu  kimsede zerre kadar Allah (cc) korkusu olmadığı ortaya çıkar. Allah (cc) korkusu olmayan bir küfürbazla bizim işimiz olamaz.  Onun işi Rabbime kalmıştır.  Zira o şeytanla baş başadır. 

  Bir hususa da  kısaca değinmek  istiyorum.  Günümüzde kimin zalimlerle yan yana olduğunu, kimin  müşriklerle  hareket ettiğini, kimin emperyalist tağutlarla hareket ettiğini (Baasçı Esad rejimi+Rusya rejimi +Çin rejimi) cümle alem gördü.  Dünya gördü, müşrikler gördü, müslümanlar gördü.  Camilerde müslümanlar namaz kılarken hangi kafirlerin camileri bombaladığını  hep gördük!  Müslüman hanımların namuslarını hangi müşriklerin   kirlettiğini hep gördük! Namlunun ucunda, "Esad İlahtır" demeyen Müslümanları,   hangi kafirlerin diri diri  toprağa  gömdüklerini  dünya gördü, hep gördük!   Lakin kör gözler göremiyorsa biz ne yapalım.   Mühürlenmiş kalpler idrak edemiyorsa biz ne yapalım!   İslami olduğunu iddia eden bir sistemin nasılda "dinsiz-baas rejimi"ni ayakta tuttuğunu cümle alem gördü! Rabbim hidayet ihsan eylesin.

Sonuç olarak  şunu söylemek istiyorum. Biz  "Ehl-i Sünnet Ve'l-Cemaat"in  sahih kaynaklarından Ehl-i Bid'a olan şia'nın  yerini nakletmeğe devam edeceğiz.  Edeb-terbiye yoksunu bazı kimselerin, bize saldırması yeni değil.  Tarih boyu hep böyle olagelmiştir.  Bu edepsiz terbiyesiz insanlar dedelerinin sünnetini işlemektedirler.  Bize düşen Hakkı ve hakikati dile getirmektir.  Onları Rabbime havale ediyorum. Rabbim onları ıslah  eylesin.  Bizi  takip eden kardeşlerimi  de Rabbimime emanet ediyorum...

NOT: Tüm kardeşlerimin Kurban bayramı mübarek olsun, İslam aleminin uyanışına vesile olsun...

 
Etiketler: ZARURİ, BİR, AÇIKLAMA,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -5-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -4-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 1-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -1-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -8-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -7-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -6-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -5-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -4-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -3-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -2-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -1-
29 Haziran 2016
Ölen Kafire Dua Edilir mi?
29 Haziran 2016
Keffarette Delilimiz HADİS'TİR
29 Haziran 2016
Halimizden memnun muyuz!.
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (11)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (10)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (9)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (8)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (7)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (6)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: CEMAAT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: Cemaat (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavrmlar: CEMAAT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: SAHABE (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (3)
12 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (2)
10 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (2)
09 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (1)
13 Nisan 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (1)
09 Nisan 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (5)
31 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (4)
25 Mart 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (4)
20 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (3)
10 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (2)
27 Şubat 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (1)
25 Şubat 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (5)
25 Aralık 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (3)
24 Kasım 2014
İsami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (2)
24 Ekim 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (1)
24 Ekim 2014
Selefilik Şia ve Vahdet
Haber Yazılımı