Yazı Detayı
04 Ocak 2018 - Perşembe 23:49
 
TASAVVUF
Abulkadir Es Sufi
islammedya@hotmail.com
 
 

Sufizm, Sultan’ yapılan yolculuğun ilmidir.

 

Kabul edilen çözümlemeye göre sûf’tan, yünden gelir. Şeyh Hasan Basri şöyle demiştir: “Bedir ashabından kırk kişi gördüm. Hepsi yün giymişlerdi. ” Bu sufi –tesavvefe- yüne büründü demektir; İslam’ın yolunu dil ile ve kitaptan öğrenmeyle tasdik edenlerinkinden farklıdır. Kadim yola, Mutlak hakikatin doğrudan yaşandığı asli yola girmektir bu.

 

Cüneyd dedi : “Sufi toprak gibidir, üzerine gübre serpilir ama içinden güller biter.” Yine dedi ki: “Sufi, masumu da mücrimi de besleyen toprak, her şeyi örten sema, her şeyi yıkayan yağmur gibidir.”

 

Sufi evrenseldir. Evrenin hakikatinin berrak bir tecellisine yer açabilmek için nefsinin izlerini azaltmış, yok etmiştir. Kozmosu sarıp sarmalamış, silip öteye geçmiştir. Sufi “ALLAH” demiştir, kavrayıncaya kadar. Bütün erkek ve kadınlar dünyada çocuklar gibi oyundadırlar. Sufinin görevi başlangıtaki sonu fark etmek, sondaki başlangıcı kabul etmek, vahdete ulaşmaktır. Zahirdeki zıtlıklar aynı kabul karşılandığında, an “hal” olduğunda ve kalp doluda da boşta da sükûnetini koruduğunda, bunu nur üstüne nur kabul ettiğinde yün hırkaya bürülü kişi aynı zamanda şeref hırkasını giymiş ve kemale ermiştir.

 

İmam şunu da söyledi: “Eğer tasavvuftan daha büyük bir ilim olduğunu bileydim, ona sürünerek de olsa giderdim.

 

 
Etiketler: TASAVVUF,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı