Yazı Detayı
29 Haziran 2016 - Çarşamba 15:09
 
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 3-
Nizameddin Demir
abdullahaziz@islammedya.com
 
 

3-Sahabe  Hakkındaki  Görüşleri. -3-

        b)  ÜSTÜNLÜK

    "Sünnet ve Cemaat Ehlinin tümü; Hz. Rasulü Ekrem (s.a.v)'den sonra ve bütün Peygamberlerden  sonra (a.s)  insanların en faziletlisi Hz.Ebu Bekir es-Sıddık,  sonra Hz. Ömer,  sonra  Hz. Osman   ve   sonra  Hz. Ali (r.a)'dir,  görüşündedir." (1)  Şia'nın iddiası ise şöyledir :  "Hz.Ali (ra) bütün  sahabeden üstündür.  Bunu akaid haline getirene Şii denir.  Böyle inanmayan ve iman etmeyen kimse asla  şii  olamaz.

     "Buhari  ve Müslim'de şu hadis Hz. Aişe (r.a)'den rivayet edilmiştir: "-Hz.Peygamber (yeni)  hasta  olunca  ben  huzuruna  girdim: "Ebu  Bekir  ve  kardeşini  bana  çağır ki, Ebu Bekir  için  yazı  yazdıracağım.  Çünkü  ben  "bir kişinin (Hilafeti isteyerek) Ebu Bekir'den daha liyakatliyim" demesinden korkuyorum, Allah'da  müslümanlarda Ebu Bekir'den başkasını  kabul  etmez"  buyurdu." (2) 

       c)    HZ.  EBU  BEKÎR   VE   ÖMER (RA)'E   KÎNLERÎ

     "Şia   Hz. Ali  (ra)'den  başka  idareyi  ele alan  herkese, Hz. Ebu Bekir ve  Ömer (ra)'de dahil  lanet ederler.  İmam  Ebul-Hasan Ali b.Muhammed b. Ali b. Musa'ya iftira ederek Hz.Ebu Bekir Ve Ömer (ra)'a TAĞUT demelerini  dostlarına öğrettiğini söylemektedirler. Bunu  en  büyük  Cerh ve Tadil  kitapları  olan  "Tenkıhul Mekal fi Ahval'ir-Rical" isimli kitabın   yazarı   Ca'feri  taifesinin  Şeyhi  Allame-i  Sani   Ayetullah  el  Mamkani 207. sayfasında  zikretmiştir.   (Murtazaviye  Matbaası, Necef 1352).

    "Es-Sair" kitabının sonunda Muhammed b. İdris el-Huliy "Mesail el-Rical ve Mükatebetühüm ila Mevlana Ebi'l-Hasan b.Muhammed b. Ali  b. Musa Aleyhisselam"  kitabından  Muhammed b.Ali b. İsa meseleleri   arasında  naklediyor ki Muhammed b.Ali  bîze  şöyle dedi:   "Ona  yazdım  ve  Nasıb'ı (Ehli  beyte  düşmanlık  edene  verdikleri  isim) sordum.   Bir   kimsenin   Nasıb olduğunu Cibt ve Tagut'u (Hz.Ebu Bekir ve Ömer'i kastediyor)   üstün  tutması  ve  imamlıklarını  sahih  itikat  etmesinden  başka  bir  şeye gerek var  mı? 

   Cevap  şöyle  geldi;   Kim  bu  hal üzereyse  o  Nasıb'dır.   Hz. Ebu  Bekir  ve  Ömer'i   diğer  sahabeden  üstün  tutan,   onların  imametini  sahih  itikad  eden  her  insan ehli beytin düşmanı  demektir.  Cibt ve Tagut   tabirini   Şia   "Dua-usanemey Kureyş" (Kureyş'in iki putunun duası)  ismini   verdikleri  dualarında  kullanıyorlar.   Cibt (batıl tanrı) ve Tagut ile Hz. Ebu Bekir ve Hz. Ömer'i (ra) kastediyorlar.  Bu  dua  "Miftahul Cinah" isimli  kitaplarının II4. sayfasındadır.   Bu kitap onlara göre (halkı  İslâm olan  ülkelerde  yaygın  olan Delaili Hayrat mesabesindedir. Mezkûr dua ise şöyledir:  "Allahümme salli ala Muhammedin ve ala ali Muhammedin  vel'an sanamey Kureyşin  ve cibteyhima   ve  taguteyhima  vebneteyhima...vs.)  "Ey Allah'ım Muhammed'e ve Muhammed'in   aline  salat eyle. Kureyş'in   iki   batıl tanrısına ve Tağutuna ve iki kızına lanet eyle ..." iki kızıyla da mü'minlerin   annesi   Hz. Aişe   ve  Hafsa  (ra)'yı   kastediyorlar."  (3)

Konumuzun  başında Ashaba en ufak bir şekilde dil uzatmanın Resulullah (sav)'ı inciteceği ve dil uzatanların zındık  olacağı,  ceza   olarak  öldürülmesi  gerektiğini  gördük.   Ehl-i sünnet  mü'minlerin  bu   ve buna benzer diğer durumları   göz  önünde  bulundurarak itaat ve bey'at hususlarını ciddi olarak yeniden gözden geçirmelerini arzu etmekteyiz. İsteyenlerinde  İslam'i ciddiyetlerini, akidevi inançlarını ortaya koymalarını arzu etmekteyiz. Hem bizde, “Sünnet ehliyiz, sahabenin cemaat olduğu bir yol üzereyiz" denilecek, hem de sahabeye dil uzatan birileri  imam olarak görülecek.  Bunu  istemek  ne  kadar zulüm ise, bu davete  icabet  etmekte o kadar zulümdür,  Sahabe adına. Bu tür hususlar eskidendi, artık  böyle hususlar kaldırıldı.   Kimse  ayrım yapmıyor.  Sahabeye kimse dil uzatmıyor, inkılapla eski düşünceler hep yıkıldı  diyen  kardeşlerimiz;   sahiden  eski   düşünceler  yıkıldı  mı?  

       Bunlar temiz bir akideye sahip mü'minler için bir tarihi vesikadır. Aldanmamalıyız. Acep inkılâp önderleri böyle yazarlarsa halk tabakası neler düşünür, varın  gerisini  siz düşünün! Kulaklarımıza  gelen haberler çok dehşet  vericidir :  "Ehl-i  sünnet'e  zekât verilmez" anlamına  gelen  cümlelerini sarf  edenler  çocuklar değildir.  Şia-Sünni  ihtilafları  kalkmış mış (!) Kim yutar  bu  zokaları?  Liderleri kendi mezhepleri hakkında aynen şöyle demektedir: "-Şia mezhebi de sıfırdan başladı. Peygamber-i Ekrem (s.a) bu  mezhebin esasını beyan  buyurduğu  gün  istihza  ile karşılandı."   Hani Şiilik-sünnilik  ayrımı  kalkmıştı?   Böyle bir ayrım ümmeti bölmekti? Hani ümmet birliği vardı?   Demek ki bunların arzuladıkları şia akidesine  bağlı  ümmet  birliğidir.   Yine başka bir cümlesinde :  "- Böylece onların  tebligat ve  mücahedeleri  sonucunda   bu   gün iki yüz milyon şii yeryüzünde   mevcuttur."  diyebilmiştir.  Kim  diyor  bu  cümleleri?   İnkılâp  liderleri  İmam  Humeyni!  (4)

        Ehl-i sünnet ve’l  Cemaat  denildiği  zaman  sara  hastalığına  tutulanlar,  müctehid  imamlardan  nefret  edenler  niçin   kafanızı  kuma sokuyorsunuz? Hani mezhepçilik yoktu?   Biz  Ehl-i  sünnet  müslümanları  hatalı  olarak  desek  ki;  Hanefiliğin  esasını  Resü1-i  Ekrem (s.a.v) buyurdu.  Acaba kafaları kumda olanlar ne yaparlar?   Asıl  Ehl-i taassubun kimler olduğu nasıl da ortaya çıkıyor.  Ehl-i Bid'at  fırkalarının özelliklerinden biride kendilerini, düşüncelerini  hakk, diğerlerinin küfürde olduklarına inanmalarıdır. Şia fırkalarının kahir çoğunluğu  sahabe  diye  3-15  kişi  kabul  ederler.  Onlara   göre gerisi sahabe değildir. Zamane  türedilerinin  yaptığı  tariflerin o günkü  tariften  farkı  ne?   Dikkat  edilirse  hep  aynı  yorum  ve aynı mantık devam etmektedir.  İnsanın aklına şöyle bir soru gelmez mi? Peygamber  Efendimiz (s.a.v)'in  karşısındaki  insanlar sahabe  değiller idi ise;  sahabesi  nerede  idi?   Faziletine  kavuşulamayan  sahabe  kimlerdi ?  Nerede  yaşıyorlardı?

 Aynı  tevil  ve  nefsi  yorumlarla   hareket   ederseniz,  İslam'da  ve  Kur'an'da  çok büyük  tahribatlar  gündeme  girer  ki,  buda  sapıklığın  ve küfrün  başka  bir  çeşididir. "On dokuz (19) mucizesini"   (biz buna on dokuz  fitnesi, yada on dokuz küfrü  diyoruz)  ortaya  atanların  niyetleri  ve  düşünceleri  Kur'an'a  ihanet için değildi.  Fakat  neticede nice ayaklar kaydı, başkalarının  ayaklarının  kaymasına  sebep  oldu! 

Akıl  tek  başına  hiçbir  şeyin  ölçüsü olamaz,  olmamalıdır.  Bilginin   kaynağı  vahiydir.  İnancımız budur.  Peygamberlerin  varisleri  alimlere  kulak  verilmeli,  onları  dinlemeli.  Onlarla  istişare  etmeyi ihmal etmemeli.   Yoksa  hem  kendinizi,  hem de  kendinize  uyanları  helak edersiniz.  Tevhid  dininin  önderi Efendimiz (sav) : "-Hakikat Allah, ilmi kullardan çekip kopararak değil, (hakiki) alimleri(n ruhlarını) kabzetmek suretiyle alacaktır.  Nihayet hiç bir alim bırakmayınca, halk cahilleri (dinde) reis (başkanlar makamında) tutarlar. Kendilerine (dini meseleler ) sorulur.   İlimsiz olarak  hemen  fetva  verirler.   Hem   kendileri  sapıtırlar,  hem de (soranları)  saptırırlar."   buyurmaktadır.  (5)      

     Ehl-i  Sünnet   kaynaklarında  geçen : "Selef-i  Salihin"  den  murad  da   "Sahabe-i  Kiram  ve  Müctehid  ulemadır.    Allahü  Teala  (c.c) hepsinden razı   olsun.   Selef-i  Salihin'e  dil   uzatmak   o   kimsenin   aklının  ve haysiyetinin  kusurunu  gösterir.   Bundan   kaçınmayan  kimse  yalandan da  kaçınamaz."  (6)

       Sonuç olarak şunu söylemek isteriz:  Ehl-i  bid'atı,  Ehl-i sünnet'ten  ayıran en önemli özellik, Tevhidi hareketin  Ashab-ı  Kiram'a  karşı  olan  ikram (saygı)  ve  tazimidir.  Ashab-ı Kiram'a   karşı   hürmeti   ve saygısı  olmayan,   ikram ve tazimde bulunmayan ve Ashab-ı Kiram hakkında kem küm eden  hareket,  hiç bir zaman İslam'i hareket olamaz. 

"İmam-ı Kurtubi (rha) şöyle diyor :  "Ashab-ı Kiram'a  tan  eden, önem vermeyen bir kimse,   Müslümanların  şeriatını   iptal  etmiş  olur.    Her kim de Sahabeye yalan  nisbet ederse şeriattan  çıkmış  olur.  Kur'an'ı   iptal  eden  ve Resulullah (sav)'a  tan  eden  bir  kişi  olmuş olur. Çünkü sahabelerden herhangi birisinin yalana ilhak edilmesi, kendisine sövülmesi demektir.  Allah'ı inkardan  sonra  sahabeye  yalan  nisbet etmekten  daha  büyük bir ar ve ayıp  yoktur.   Şayet  Resulullah (sav)'in  ashabı  yalancı  olursa,  o zaman  ŞERÎAT  batıl olur. (...) Resul'den   sonra  halkın  en  hayırlısı  Sahabelerdir.  Bu, Ehl-i Sünnet    ve'l Cemaatin  inancıdır... İbni Teymiyye (rh.a)  bu  konuda  şöyle  diyor :  "Sahabeler hususunda nakledilen kötülük ve onlara tan teşkil eden hareketlerin çoğu yalandır. Ya o nakillerin  tamamı  yalandır   veya  tahriftir." 

      Son cümlemiz  yine   İbn  Hacer Askalani'den olsun :  "Bir kişiyi Resulullah'ın  ashabından  birine  dil  uzatıp  onu  küçültür ve aleyhinde  atıp  tutar  bir  halde  görürsen  bilki o  zındıktır. .... Sahabeyi   tenkis  eden kimselerin hedefi. ... .Allah'ın  kitabını ve Peygamber'in  sünnetini   iptal etmektir."  (7)

1-İmam  Ebul  Yusr  Muhammed  Pezdevi,  Ehl-i Sünnet Akaidi, Sh: 277.

2-Fıkhı Ekber, Aliyyül Kari Şerhi Sh:I22 Çağrı  Yay.1992.İst.  (Buhari ve Müslim'den)  Hasan  Tahsin Feyizli, Fıkhı Ekber, Akaidi Nesefi Sh:30. Kültür  Yay.

3-Muhibbuddin  Hatib, El-Hutut-ul-Arıza Li' ş-Şiati'l  İsney Aşeriyye, Sh: 16-17.

4-İmam Humeyni,  İslam'da  Devlet, Sh: 169.   

5-Yusuf Kerimoğlu, Fıkhi Meseleler, C. I, Sh:43.   Mehmed Emre, Kırk Konuda Kırk Hadis, Sh:2l8. (Buhari, C. I, Sh:34. Müslim,C.8,Sh:60) 

6-Yusuf Kerimoğlu, Fıkhi Meseleler,C.I,Sh:46. Molla   Hüsrev,Dürer-Gurer, C.2,Sh:38I.

7-Mustafa Çelik, Misak Dergisi, Sayi:I5, Sh:I5-I6. 

 
Etiketler: ŞİA'NIN, SAHABE, HAKKINDAKİ, GÖRÜŞLERİ, -, 3-,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -5-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -4-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 1-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ZARURİ BİR AÇIKLAMA
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -1-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -8-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -7-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -6-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -5-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -4-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -3-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -2-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -1-
29 Haziran 2016
Ölen Kafire Dua Edilir mi?
29 Haziran 2016
Keffarette Delilimiz HADİS'TİR
29 Haziran 2016
Halimizden memnun muyuz!.
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (11)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (10)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (9)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (8)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (7)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (6)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: CEMAAT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: Cemaat (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavrmlar: CEMAAT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: SAHABE (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (3)
12 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (2)
10 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (2)
09 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (1)
13 Nisan 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (1)
09 Nisan 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (5)
31 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (4)
25 Mart 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (4)
20 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (3)
10 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (2)
27 Şubat 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (1)
25 Şubat 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (5)
25 Aralık 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (3)
24 Kasım 2014
İsami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (2)
24 Ekim 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (1)
24 Ekim 2014
Selefilik Şia ve Vahdet
Haber Yazılımı