Yazı Detayı
29 Haziran 2016 - Çarşamba 15:13
 
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -4-
Nizameddin Demir
abdullahaziz@islammedya.com
 
 

4 — imamet Hakkındaki Görüşleri: -4-

      b)  EHL-i  ŞİA’NIN  İMAMLARI  HAKKINDA  SÖYLEDİKLERİ

1- "İmamlarının,   hem   zahiren   hem de   batınen,  imam  olmadan  öncede,  imam  olduktan  sonra  da  masum  olduğuna  inanırlar.  Peygamberlere  kıyas  yaparlar.

 2- İmamiyeler, imamın, imamlığını isbat etmesi için bir kısım akıl üstü davranışlar gösterebileceğine  inanırlar.   Mucize   gösterdiğine  inanırlar.

3- İmam   bazen  delil  ile  bazen   mucize  ile  bilinir.  (1) 

4- İmamın  her  türlü   hükümleri   bilmesi  gerekir.

5- Bu  ilim  ledünni  ilmidir,  îctihad  gibi  değildir. (Daha kuvvetlidir)

6- Bütün İmamiyye, imamlarımın mertebesinin Peygamberlerin mertebesine yakın olduğu hususunda asla ihtilaf etmemişlerdir." (2)    Hatta mürsel nebilerden üstün olduğuna inandıkları,  Humeyni'nin  dediği   gibi  mezheblerinin  bir  gereğidir.

"Ehl-i  Sünnet'e   göre  Buharı'nin  önemi  ne  ise,   Şiiler  nezdinde    Kuleyni 'nin   Hadis kitabı  olan "el-Kafi"nin değeri de  odur.   On  altı  bin  küsür (16. 000) hadis ihtiva eden bu kitaplarına  dönelim."

7- "Kuleyni, . . . .İmam M. Bakır'ın şöyle dediğini rivayet etmiştir: Ali'nin veli ve imam olduğunu, diğer  hidayete  ermiş   imamlara da uymayı  ve  onların  düşmanlarından uzak olarak  Allah'a yakın olmayı, tasdik  etmektir.  Şüphesiz imamsız olan bir kimse yolunu şaşırmış,  sapıtmış  olur.   Bu   durumda   kalırsa    "kafir"   gibi  ölmüş  olur! (3)  

8- Yine Kuleyni, vahiy ve imâm konusunda îmam Ali Rıza'dan şunları nakletmektedir: " îmamın   kendine de  vahiy  gelir.  Söyleneni  işitir,   fakat   konuşanı  görmez."  (4) 

 9- İmamların mevkileri ve makamı  hususunda da yine imam Ali er-Rıza'dan "imamların makamı  Nebiler  menzilesindedir,   çünkü  imamlar  kusurlardan  ve günahlardan arınmışlardır."

10- Muhammed Bakır'dan  da "îmamlar bir şeyi bilmek istediklerinde, Allah'ın sadece onlara  bildireceğini  ve  imamların  ölecek zamanı   bildiklerini,   yalnız   kendi   istekleriyle  öleceklerini   ve   onlara   hiçbir   şeyin   gizli   olmadığını,"   söylerler. (5)  

11- "İmamlara,  insanların  amellerinin arz  olunacağını,  Ca'fer  es-Sadık'tan nakleder."  (6) 

12- "Kuleyni, yine  Ca'fer es-Sadık'tan,  imamların  nezdinde   Hz. Fatıma'ın   Mushaf'ı  ve onda   Kur'an'ların  benzeri  olduğunu  üç  kez  tekrarladığını,  fakat  şimdiki   Kur'an'lar da ondan tek  harf   olmadığını",  nakleder.  (7) 

13- Şehristanî'ye  göre de  Şiiler,  hilafette, Hz. Ali'yi bırakıp diğerlerini , tercih ettiklerinden dolayı  bütün  Ashabı   Kiram'ı  Kafir  sayarlar.  Hatta  bütün  mü'minlerin  küfrüne veya fıskına   hüküm  verirler.

14- Hz.Ali'ye  bile  dil  uzatılmıştır.  Bazıları da,  Hz. Ali'yi  Muhammed'den  üstün  tutarlar.

15- Bir   gurubuna  göre  haşa,  "Ali  ilahtır,  Muhammed' i  gönderen odur"   Bazıları ise Ca'fer es-Sadık'ı  ilah  kabul   edip  Küfe'de  ona   ibadete  kalkışmışlardır. ..

16- Bir kısmı da,  imamların  hepsini,  ilahlaştırıp "Allah'ın, onların  suretinde  olduğunu, onların   lisaniyle    konuştuğunu  ve  onların   ellerinden   tuttuğunu   söylemişlerse de  îman  Şehristani  bu  sapık  görüşlerin  gerek  imamlara   isnadını   gerekse   batıllığını tenkit ve tetkik  etmeden  geçmemiştir. 

17- Yahudiler İslâm'a zarar vermek için,  Şiiliğe girmiş, Ehl-i beyt için kavga veriyor,  görünmüşlerdir. Daha öncede işaret ettiğimiz gibi,  bir çok yalan,  hurafe  ve  sapıklığı  Şiiliğe sokmuşlardır.   Oysa   Ca'fer   es-Sadık,  ilim,   fıkıh   ve   zühtten başka bir şeyle ilgilenmemiş ve  kendini   imamlar   zincirinden   saymamıştır.   Fakat   sonradan   Şia'ya  bağlı  görünenlerden  bir  çoğu   ortaya   çıkarak bu imamlara yaptıklarının  yanında,  yapmadıkları  bir çok  şeyi  de isnat etmişlerdir.   Onların   görüşlerini  yalanlayarak,  yaydıkları sapık inançlara   karşı   koymuşlardır.   Kendileri onlardan uzak durdukları gibi halkı da uzak durmaya  çağırmışlardır.  Şehristani   ve   İbn   Hazm   bu   durumlara örnekler vermişlerdir.   

a) Bir defasında Abdullah  b.Sebe  Hz. Ali'ye  dönerek :  "Seni  Seni"  diye hitabetti. Bu hitapla Hz. Ali'yi   "ÎLAH"   olarak   nitelemiş oluyordu. Hz. Ali, İbn Sebe'yi  Medain'e  sürdü...  İbn  Hazm  ise  şöyle  anlatır :   "Abdullah   İbn   Sebe 'ye   mensup   bir   gurup  Hz. Ali 'ye   gelerek,   "Sen O sun"   dediler.   Hz.  Ali'de onlara, "O  dediğiniz kimdir?"  diye: -sorunca onlarda  "Sen Allah'sın" diye mukabele ettiler.   Hz.  Ali onların   sözüne  derhal  karşı  çıktı   ve   yakılmak  suretiyle   idamlarına   hükmetti.   Hz. Ali'nin   hükmü   derhal   infaz edildi.  (İbn Hazm) (8)    Bu olayları daha değişik  şekillerde  anlatanlar da vardır. Hatta  Hz. Ali (r.a)’nin,   İbn-i Sebe’yi  ateşe attıracağı zaman  kurnaz fitneci  adam  aynen şöyle demiştir:  "Senin gerçek ÎLAH  olduğuna  iyice  inandım."   Hz. Ali     niçin  diyince, "Çünkü  gerçek  ilah  kullarına  ateşle  ceza  verir."  demiştir.    Önemli  olan  ortak  husus şudur :  O  günkü  sapık  insanlarda   görüşlerine  ayetlerden  ve  hadislerden  deliller buluyorlardı  bu günkü  insanlarda.   “Kur'an  bize  yetmez  mi?”  diye.   Veya  Kitapla  Sünnet  bize  yetmez  mi  diye?   İşte  bu  görüşler,  o  fitne  döneminde  de  aynen  vardı. (9)  

   Bu   düşünceyi   yayan   insanın   Abdullah  İbn Sebe olduğu da kesin. Bu insan Yahudidir.   Şiilik adı  altında  bu  sapık  düşünceleri   yaymış   ve İslâm'da çıban başı olmuştur.

    Şehristani, bir çok sapık  Şii--fırkalarını saydıktan sonra,   Caf'er b. M. es-Sadık'ın   bütün bunları kovduğunu,  lanetlediğini belirtmekte,  aslında bu gurupların tamamen sapık ve imamlarından  habersiz  olduklarını  kaydetmektedir.  (10) 

     İmam Ca'fer es-Sadık hayatında daha bir çok sapık  insanı  reddetmiş  kovmuş  onlardan uzak durmuştur.  Zira onların yaydığı inançları tasvip etmiyordu. Ebu'l Carud, Ahmed b.Keyyal'da bunlardandır. (11)  

   "Şia'yı   tehlikeye düşüren bir başka sapık davranış ise,  hadis uydurma ve iftira yolu olmuştur.  Önce  iddialarını  destekleyen  bir çok hadis ve  rivayet uydurmuşlar,  sonrada   büyük  bir   ustalıkla  bunlardan bir kısmının  meşhur  hadis kitaplarına girmesini sağlamışlardır.   Bununla  kalmayarak,  kendilerine  hadis kitapları tedvin etmişler. Zaten, sadece Ehl-i Beyt kanalıyla rivayet edilen hadisleri kabul etmişler ve bu (uydurdukları) hadislerin  senet  zincirinde  yalnız   imamla  yetinerek,  imamla   peygamber  arasındaki  senede  ehemmiyet  vermemişlerdir.  İmamın günahsız   kabul edilişi,  kendisinden rivayet edilen  hadisin   sahih  olduğunu açıklamak için yeterli görülmüştür. ......Uydurulan sayılamayacak  kadar çok  hadisi  Hz. Peygambere  mal  etmeyi   başarmışlardır.   

    İmam-ı Ca'fer'e   isnad   edilen  görüşlerinden  bazıları  ise şöyledir;

1-Bize ait  bir  sırrı  ifşa eden, dağlar kadar altın bağışlasa yine de uzaklaşmaktan başka bir şey yapmış olmaz.

2-Takiyye dedelerimizin,  babalarımızın ve benim dinimdir. Bundan dolayı Takiyye'ye inanmayanın  dinide  yoktur.

3-Bize itaat,  Allah'a itaat, bize isyan Allah'a isyan demektir.   Biz Allah'ın halk üzerindeki kapıları,  perdeleri,  emirleri ve sırlarını   gizleyen muhafızlarıyız.

    Ca'fer es-Sadık 'ın ölümünden sonra muhtelif fırka ve mezheplere  ayrılan Şii'lerden her gurup kendilerini bu imamın   taraftarlarına kabul ettirmek için, fikir ve görüşlerini ona dayandırmışlardır. İşin  gerçeği  şu  ki;  Ca'fer es-Sadık'ın,   bunların isnat ve fikirleriyle alakası yoktur.   Şia   maskesini  kullanan sapıkların, İmam Ca'fer es-Sadık'dan rivayet ettikleri   açık çelişkilerden biri de onun kendinden sonra tayin ettiği imamla ilgilidir. (12)  

    Keşke bunlar Ca'fer es-Sadık'ın  sözleri  olsa,  keşke  Ca'fer es-Sadık  kendinden  sonra  bu  imamları  tayin  etmiş olsaydı.  Fakat gerçekte  böyle  bir şey yoktur.    Hadis uyduran hadis  alimleri buldular ve hadis uydurmaları için zorladılar. Bu muhaddisler Yakup el-Kuleyni- Hüseyin  b.Babaveyh  Hasan  et-Tusi. 

   Bu fesatların  kol   gezdiği  dönemde  Şa'bi'nin  şu  ifadeleri oldukça önemlidir:  "Hz. Ali adına bir tek  yalan  uydurmam karşılığında bana köle olmalarını ve evimi  altınla doldurmalarını   isteseydim   muhakkak  kabul ederlerdi."  (13) 

   Tüm bu sayılanlardan sonra sapık düşüncelerin girmediği ve uydurmacıların ellerinin uzanmadığı, saf ve gerçek İmamiyye mezhebinin ilk durumunu yazmak istesek bunu yapmamız   neredeyse  imkansızdır. Çünkü  İmamiyye mezhebinin tamamı veya büyük bir kısmı uydurmadır. Aslında ana unsurları da İslam'i değildir. Bunun sebebi de imamet meselesinin  bu  mezhebin en büyük problemi olmasıdır. Zaten "İmamiyye ismini de bu sebepten almıştır. Bu (imamet) meselenin ise tamamı uydurmadır.  İmamiyyenin  hareket noktası  olan  "Vasiyet"  konusu,   bizzat  Hz. Ali  tarafından  yalanlanmıştır.  İbn Abd-i Rabbih, Abdullah b. el -Kevva'nın,  Hz.Ali'ye,  Hz.  Peygamber'in   kendisine  bir  şey  vasiyet edip  etmediğini  sorduğunda  Hz. Ali'nin   ona:   "-Ey Allah'ım   O'na  ilk  iman  eden  benim, yine  O 'nu   ilk yalanlayan   ben   olamam. Bende Hz. Peygamber' in  bir   vasiyeti  yoktur. Şayet böyle bir şey olsaydı ne Temim, ne de Adiy oğullarından birisini minberde bırakmazdım."   diye   cevap   verdiğini  rivayet  etmiştir. (14) 

KAYNAKLAR

(1) et-Tusi  

(2) Prof.M. Ebu  Zehra, Mezhepler Tarihi, sh:62-64.ist.1988.

(3)  el- Kafi, sh :84- 86

(4)  el-Kafi, sh:82

(5)  el-Kafi, sh:96-126

(6)  el-Kafi, sh:99

(7)  el-Kafi, sh:II5   

(8)   Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi,(Bir Heyet) C.2,Sh:442-443. Prf.M.Ebu Zehra,Mezhepler Tarihi, Sh:45-46.  İst.1988.

(9)   Prof. M. Ebu  Zehra,Mezhepler Tarihi, Sh:43-46.  İst.1988.

(10)  Şehristani el-Milel ve'n-Nihal, 1,155

(11)  Doğuştan  Günümüze  Büyük  İslam  Tarihi,(Bir Heyet) C.2,Sh:444.

(12)   Şehristani aynı eser, c.I sh:I46  

(13)  İbn Abdi Rabbih el-Ikdı'l-Ferid,c.2 sh:409

(14)  Doğuştan  Günümüze  Büyük  İslam Tarihi,(Bir Heyet)  C.2,Sh:442-464. 

 
Etiketler: ŞİA'NIN, İMAMET, HAKKINDAKİ, GÖRÜŞLERİ, -4-,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -5-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 1-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ZARURİ BİR AÇIKLAMA
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -1-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -8-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -7-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -6-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -5-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -4-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -3-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -2-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -1-
29 Haziran 2016
Ölen Kafire Dua Edilir mi?
29 Haziran 2016
Keffarette Delilimiz HADİS'TİR
29 Haziran 2016
Halimizden memnun muyuz!.
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (11)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (10)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (9)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (8)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (7)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (6)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: CEMAAT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: Cemaat (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavrmlar: CEMAAT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: SAHABE (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (3)
12 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (2)
10 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (2)
09 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (1)
13 Nisan 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (1)
09 Nisan 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (5)
31 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (4)
25 Mart 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (4)
20 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (3)
10 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (2)
27 Şubat 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (1)
25 Şubat 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (5)
25 Aralık 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (3)
24 Kasım 2014
İsami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (2)
24 Ekim 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (1)
24 Ekim 2014
Selefilik Şia ve Vahdet
Haber Yazılımı