Yazı Detayı
29 Haziran 2016 - Çarşamba 15:10
 
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 1-
Nizameddin Demir
abdullahaziz@islammedya.com
 
 

4— İmamet Hakkındaki Görüşleri  -1-

       İmamet   kavramıyla   beraber,   bu kavrama  bağlı olarak  daha bir çok görüş ve inanç gündeme  gelecektir.   Şia'nın   Ehl-i Sünnet Ve'l Cemaat'tan ayrıldığı en büyük görüş işte bu  imamet  meselesine  dayanmaktadır.  Bu başlık  altında  incelenebilecek konular şunlardır :

         a) İmamın  seçimi

         b) Ehl-i  Şia'nın  İmamları  Hakkında   Söyledikleri  

         c) İmamın  Üstünlüğü         

    Konu   bütünlüğü  içinde  bu  görüşlerin  hepsine  azda  olsa  yer   verilecektir.   "İmamlık ve halifelik, Şia akidesinin çok önemli bir yerini işgal eder. Şia'ya göre imamlık, inanç temellerinden ve  İslam'ın  rükünlerinden  biridir." (1)   İmamlara  (mutlak)  itaat  şarttır. Zira onlara itaat, Allah (cc)'a itaat; onlara isyan Allah (c.c)'a isyan demektir. (2)   İmamlar, Allah'ın kulları üzerinde  hüccetleri  ve  şahitleridir. (3)   İnsanları doğru yola sevk eden, Allah'ın  ilminin hazineleri,  yeryüzünde   Allah'ın halifeleri ve O'na giden kapılarıdır. (4)  Allah'ın nurları, yeryüzünün  direkleridir. (5)  İlimleri  derin  ve  köklüdür.  İnsanların  muhtaç  oldukları  her şeyi bilirler! (6)   İmamları  inkar edenler,   Allah'ı   ve  Peygamber'i  inkar  etmiş   sayılırlar. (7)   Allah'ı,  Peygamber'ini  ve  bütün  imamlarla  zamanın  imamını   tanımayan bir kimse mü'min olamaz.(8)   İmamları   sevmek   iman;  onlardan  nefret  etmek  ise,  küfürdür.  İmamların emirleri,   Allah'ın  emri;  yasakları da, Allah'ın  yasaklarıdır.   Namaz, oruç, hac, zekât  ve cihad  gibi  farzlar   ancak imamla tamam olur. (9)  Yer yüzü, gizli veya açık bir imamdan mahrum olamaz. (10)  İmamlar   ne   zaman   öleceklerini  (dahi) bilirler.  Esasen ölümleri onların ihtiyarına bağlıdır.(11)   Meleklere ve Peygamberlere çıkarılan bütün ilimleri, olmuş ve olacak şeyleri,  istedikleri   her şeyi  bilirler.(12)    Melekler   imamlara  haber  getirirler. (13)   Kur'an-ı  Kerim'de ki   "ayat, sadikun,  ehlü'z-zikir,  ulu'l elbab,  rasihun, sabikun  bil  hayrat,  ekvam,  nimet"  kelimeleriyle    "İMAMLAR"   murad  olunmuştur." (14)

      "Görüldüğü  gibi  Şia,   imamlar  hakkında çok  aşırı  bir görüş  ve inanca sahiptir. İmamlığı, Peygamberliğin bir parçası ve devamı mahiyetinde  görür. Adeta   imamları,  peygamberler  seviyesine  yaklaştırmıştır. Nitekim Şianın büyük alimlerinden   Ebu  Ca'fer Kuleyni'ye  göre  nebi  ve  imam  arasındaki  fark  şudur:  "Resul  kendisine  Cebrailin vahiy getirdiği, Cebrail'i görüp ve sesini işiten kimsedir."     

   "Nebi, Cebrail'in sesini işiten,  gözüyle bazan görüp bazan görmeyen, fakat rüyasında görendir."   "İmam ise, meleğin kelâmını işiten,  fakat onu ne gözüyle ve nede rüyasında görmeyendir. (15)   

  Şia'ya göre imam,  Peygamberin yarısıdır.  Peygamberin taşıdığı bütün vasıfları ve özellikleri taşır.  Peygamberler için inen ayetler, aynen  imamlar  içinde geçerlidir". (16)   "İmamın  masumluğu   meselesinde (günahsız;)  aynen   şöyle derler:  "Ali ile Nebi  arasında,   nübüvvet   makamından   başka   bir   fark göremeyiz.  Diğer bütün hususlarda  ikisi   (yani Nebi  ile Ali) de   müşterek   olup   aynı  vasıfları  taşımakladırlar. Fazilet   hususunda   ikisini müsavi kabul ederiz." derler.  (17)  

   Aşırı   şiilerin  fikirleri de şöyledir :  "Hz. Ali 'den  önceki  halifeler   hilafeti  zorla  aldıkları için gasıbdırlar.  Onları  hilafet  makamına  getirenler,  halifeliklerine   inananlar, yolları şaşırmış  azmış,  zalim  kimselerdir.  Zira  onlar Nebi'nin vasiyetimi inkâr etmişler,  böylece imamı  hakkından  mahrum  bırakmışlardır."     Bazıları  daha  aşırı  giderek  önce  üç   halifeyi   tekfir   eder,  sonra da  onları  halife  seçenleri  ve  halifeliklerine  inananları kâfir sayarlar."  (18)  

       Konu  ile  ilgili  inancı  Said  Havva (Rh.a)   şöyle   nakleder :  "Hz. Ali (ra), dünya  ve ahirette  Resulullah (sav)'tan  sonra  yaratılmışların en üstünüdür.   Ona karşı savaşan, ona düşmanlık   eden,  Allah (cc)'ın düşmanıdır." (19)   Peygamberlerin yerine ve onların vazifelerini yüklenen imamlar, -tıpkı peygamberler gibi- doğumlarından ölümlerine kadar küfürden,  şirkten;  büyük-küçük,  nefret edilen ve edilmeyen  her  türlü  günahlardan,  zellelelerden,  hatalardan,  unutmaktan ve yanılmaktan masumdurlar. İmamlar Peygamberlerin vasileridir. Allah'ın emri ve Peygamber'in  tebliğiyle  imamet makamına gelmişlerdir. Her türlü   afetlerden,  belalardan,  günahlardan,  zelzelelerden korunmuşlardır. Tıpkı   peygamber gibi imamında göğsü  yarılmış,  her  türlü  manevi   kirlerden  temizlenmiş kalbine  ilim ve hikmet   doldurulmuştur.    Böylece   hata, sürçme   ve    yanılmalardan   emin  kılınmıştır. (İmam Kuleyni).   Şia;   imamları,  Peygamberler  gibi  masum  kabul  etmekle onların   masum  olduğuna  dair  çeşitli  deliller  ileri  sürmüşlerdir  ki;  başlıca  delilleri  şunlardır:

    I—İmama ihtiyaç vardır. Çünkü imam olmadan din işleri yürümez. Biz imamlara itaat etmekle emrolunduk. Şayet imamlar masiyet işleseydi ve başkalarına günah işlemeyi emretselerdi,  tenakuz olurdu. Zira masum olmayana uymak suretiyle  kullukta  bulunmak imkansızdır.  Peygamberin  bütün  özellikleri;  aynen  imamlarda da   gerçekleşir.  Peygamber masum olunca,  imamında masum olması gerekir.  Nitekim, "Ey inananlar  Allah'a itaat edin, Peygamber'e   ve   sizden buyruk  sahibi olanlara  itaat  edin"  (20)  ayeti, imamlara  itaatin  şart  olduğuna,  dolayısıyla   masum  olduklarına  delildir.

    2—Biz hakka uymakla mükellefiz.  Herkesin   yaptığı  hak   olamayacağına  göre, insanların   kendisine  uyabileceği   masum   bir  imamın  bulunması   gereklidir.

    3—Şer'i  hükümler  bedihi (apaçık) delildir.   Akılda   tek başına  bir şeyi idrak edemez. Rey  ise  batıldır.   Hükmü   bilecek  masum  bir   imama ihtiyaç vardır.

     4—Şeriat kıyamete kadar gerekli olduğundan onun bir koruyucusu olması lazımdır. Bu koruyucu Kitap (Kur'an) olamaz.  Çünkü kitap, bütün hükümleri ihtiva etmez. Bütün ümmet masum olmadığına göre şeriatı koruyacak masum bir imama ihtiyaç vardır. Yine Kur'an'daki  mücmel,  Müşterek ve müteşabih ayetlerin manasını bilmek içinde masum imama  ihtiyaç  vardır.

      5—İmamların sözü dinde,  Peygamberlerin sözü gibi hüccet olduğundan   imamlara   günah caiz  değildir. (Kuleyni)

     6—Allahü Teala (cc) ile Hz. İbrahim'in konuşmalarını hikâye eden ".... .Allah, seni insanlara   imam yapacağım....." demişti. O (İbrahim) : "Soyumdan da" deyince,  "zalimler benim  ahdime  erişemez"  buyurmuştu" (21)  ayeti,  imamın  masum olduğuna delildir.

     7— "Ey Peygamber'in  ev  halkı !    Şüphesiz Allah sizden kusuru (kiri) giderip sizi tertemiz   yapmak   ister.!" (22)   ayeti de  imamların (masum)  ismetine  delildir.

     8—İmam, Peygamber'in yerine halktan zekat ve vergi toplayacağına göre, adaletine güvenilir  olması  için   masum   olmalıdır.

     9—İmam,  dinde,  kendine   müracaat; edilip  soru sorulan  ve  alınan   cevaplara  göre amel olunan kişi olduğundan,  hata etmesi  halkın sapmasına sebep olacağından hatadan korunmuş olmalıdır.

     10—Din  işleri imama bağlı olduğundan,  kıldırdığı  namaza  güvenilmesi ve halkın ibadetinde  şüphe  içinde  kalmaması   için   imamın  ismet    sahibi olması gerekir.

      11—İmam,  farzları   çiğneğen,  kabahatleri  işleyen  biri olsaydı onun nasbının (tayininin) bir  lütuf  olması  imkansız  olurdu.   Bu da   imamın   masum  olmasını   gerektirir.

     12—İmam kendisine uyulan,  demek olduğuna göre,  uyulan kimsenin masum olması şarttır.  Günah  işleyecek olsa, o takdirde kendisine uyulmaması gerekir  ki  bu  batıldır.  Allah masum  imam  nasbına   kadirdir,   masum   imama  da  insanlığın  ihtiyacı  kesindir.

     13—Peygamber göndermekten maksat,  onun   getirdiği  dini hükümlere  uymak olduğuna göre ve Peygamberin getirdiği dini hükümleri nakleden de imam olduğuna göre,  imamın   masum  olması  gerekmektedir.

      14—İmamlar, Peygamberler gibi  meleklerden üstündür. Meleklerin masum olduğu nassla  sabit  olduğuna  göre,  imamlarında  masum   olmaları  gerekir.

       15—Şia'ya  göre,  Allah katından hakkı getiren imamların sözleri, Allah'ın sözleri; emirleri, Allah'ın emirleri;  taatları, Allah'ın taatları ve günahları da Allah'ın günahı sayılacağından   imamların  günah  işlemeleri  imkânsızdır.

   İmamların masumluğuna inanmak farzdır. Çünkü kendisine had cezası gerekli olanın, başkasına dini ceza uygulamasını emretmesi mümkün değildir. Şia (îmamiyye), böylece imamların masum olduğunu  ileri  sürdükten  sonra,  onların  günah ve hatalarıyla ilgili haberleri  de şöyle  yorumlar:

    a) İmamlar  günah  işlemezler.  Ancak,  müstehabı terk edipte mekruh olanı  işlerler.  Mevki  ve  durumlarının  yüksekliğine  nisbetle  bu,  onlar  için  günah  sayılmıştır.

     b) İmamlar,  Allah'ın   emrettiği   şekilde halkı doğru  yola sevketmek için halkla ilgilenirler de  böylece  Allah'ı  zikirden   uzak   kalırlar. Bunu bir eksiklik sayarak Allah'a tevbe  ve  istiğfar  ederler.

    c) Marifet  mertebeleri  sonsuz  olduğundan  ve  her  yükseldikleri   mertebede, bir öncekini aşağı bulup bunu kusur kabul ederek Allah'a  istiğfar   ederler.    İmam nasbı Allah'a  vaciptir.   Çünkü  imam  tayininden maksat,  halkın iyiliğini gözetmektir. Halkı sapıtacak  bir imam nasbını  akıl çirkin bulur. Allah'ın  masum olmayanı imam tayin etmeyeceği ise açıktır.  İmamın  masum olması  farzdır.  Zira  imam masum olmazsa,  başka bir imama muhtaç olur,  oda  bir  başkasına...  Böylece  devir  ve  teselsül  batıldır. Demek ki imamın masum olması   şarttır!. "

      Buraya kadar, imamların masum olmasıyla ilgili görüşlerini   delilleriyle, kendi kaynaklarından naklettik. Görüldüğü gibi Şia bu hususta çok aşırı gitmiş, imamları Peygamberlerin  seviyesine çıkarmıştır. Bunun doğru olmayacağı açıktır." (23)  

1-İbn Babeveyh, Risaletü'l-İ'tikadati'l-İmamiyye, sh:104-107. (Çev.Prof.Dr E.Ruhi Fığlalı). Daha birçok kaynak.

2-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:185-206. İbn Babeveyh, Risaletü'l-İ'tikadati'l-İmamiyye, sh:109.  (Şia'nın En Sağlam Hadis Kitabıdır)

3-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:190. İbn Babeveyh, Risaletü'l-İ'tikadati'l-İmamiyye, sh:109. 

4-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:191. 193

5-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:194-196

6-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:199

7-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:181-372

8-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:180

9-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:200

10-İbn Babeveyh, Risaletü'l-İ'tikadati'l-İmamiyye, sh:109.   Ebu'l-Vefa Taftazani,Kelam İlminin Belli Başlı Meseleleri,sh:97-98.

11-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:258.

12-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:255,256,258,260

13-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:393.

14-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/1, sh:207,208,209-217...Ayrıca baknz.Hılli, Elfeyn, sh:50-100 vd. 

15-Kuleyni,el-Usul min el-Kafi,C/12, sh:176.

16-Murteda,Tenzih,sh:3.Hlisi,İhyau'ş-Şeria,sh:58-59.Zencani,Akaidu'l-İmamiyyeti'l-İsna'aşeriyye,sh:73. Donaltson,Akidetü'ş-Şia,sh:317.

17-İbn-i Ebi'l-Hadid, Şerhi Nehcül Belaga, C.4,Sh:520. 

18-Mevdudi, Hilafet ve Saltanat, Sh: 295-296.    

19-Said Havva, El-Esas Fi's-Sünne, C.8,Sh:22. 

20-Kur'an-ı   Kerim,  Nisa "Sûresi,Ayet:59.

21-Kur'an-ı   Kerim,  Bakara Suresi,Ayet:124.

22-Kur'an-ı   Kerim,  Ahzab Suresi,Ayet :33

23-Doç. Dr.Mehmet Bulut, Ehl-i Sünnet ve Şia'da İsmet inancı, Sh: 133-140. Risale Yay.İst.1991.

 
Etiketler: , , ŞİA'NIN, İMAMET, HAKKINDAKİ, GÖRÜŞLERİ, -, 1-, ,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -5-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -4-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ZARURİ BİR AÇIKLAMA
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -1-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -8-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -7-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -6-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -5-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -4-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -3-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -2-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -1-
29 Haziran 2016
Ölen Kafire Dua Edilir mi?
29 Haziran 2016
Keffarette Delilimiz HADİS'TİR
29 Haziran 2016
Halimizden memnun muyuz!.
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (11)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (10)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (9)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (8)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (7)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (6)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: CEMAAT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: Cemaat (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavrmlar: CEMAAT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: SAHABE (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (3)
12 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (2)
10 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (2)
09 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (1)
13 Nisan 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (1)
09 Nisan 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (5)
31 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (4)
25 Mart 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (4)
20 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (3)
10 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (2)
27 Şubat 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (1)
25 Şubat 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (5)
25 Aralık 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (3)
24 Kasım 2014
İsami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (2)
24 Ekim 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (1)
24 Ekim 2014
Selefilik Şia ve Vahdet
Haber Yazılımı