Yazı Detayı
24 Ekim 2014 - Cuma 21:11 Bu yazı 1801 kez okundu
 
Muvahhid Kadının Tevhid Bilinci ve Muvahhid Evlad Eğitimi
Sevde Gök
sevdegok@islammedya.com
 
 
Ruhlar âleminde Allah ile yapılan ahidleşmeyle (sözleşme) başlar Tevhid bilinci…
"Onlar, Allah'ın ahdini yerine getirirler ve verdikleri kesin sözü (Misak'ı) bozmazlar." (1)
 
Yüce Rabbimiz Allah (c.c)'ın  "onlar Allah'ın ahdini yerine getirirler''buyruğu, selim akıl sahiplerinin özelliğidir. Rabbiyle ruhlar âleminde ahitleşen ruh, ana rahmi aracı kılınarak dünyaya gönderilir. Ruhlar âleminde başlayan ruhun serüveni, tevhid bilinci, muvahhid kadının rahminde biçimlenecek, geldiği yeryüzünde, tüm dünyayı etkileyecek ve sarsmak üzere önem arz etmektedir. Tertemiz rahimlere ekilen tertemiz tohumlar, temiz mahsuller için en güzel sonu hazırlayacaktır…
Kadının rahmini vesile kılarak, Yaradan Allah; yaratma sıfatıyla Hakkı batılın beynine fırlatıp atmış ve batılı paramparça etmiştir.

"Hayır, Biz, hakkı batılın tepesine atarız da o, bunun beynini parçalar. Bir de görürsünüz ki bu, yok olup gitmiştir…" (2)
İlk Vahiy, "yaradan Rabbinin adıyla oku'' diye indirilmekle, Allah'ın yaradan sıfatını hatırlatarak, hiçbir beşerin yaratma vasfına sahip olmadığını, yaratılan beşer sıfatıyla Allah'a eş koşmaması gerektiğini kabul etmesi öğretilmektedir.
"De ki, hiç şüphesiz benim Rabbim hakkı yerine koyar." (3)
 
Allah (c.c) ilk Ayet'iyle yaratma sıfatını zikrederek, batılı paramparça etmiş ve Hakkı yerine koymuştur.
 
Muvahhid yuvanın kurulması ve muvahhid evlad yetiştirilmesi için duyulan ilk ihtiyaç, Saliha kadındır…
 
Ebu Hureyre (r.a)'ın rivayetiyle Rasulullah (s.a.s)  şöyle buyurur:
''Kadın dört (hal ve sıfat)için nikâh olunur: Malı için, soyu için, güzelliği için, dinî için (Ey mü'min, sen bunlardan)dindar olanını ele geçirmeye bak!(eğer dediğimi yapmazsan) iki elin fakirleşir.'' (4)
 
Dini için alınan, Saliha kadın, eşine ve çocuklarına, tıpkı, muvahhid Hıristiyan olan ve ilk vahiy ile iman eden Hz. Hatice annemiz gibi, eğitim ve öğreniminde, dava kadını olmasında örnek teşkil edecektir… Şirksiz şeriksiz iman etmiş kadının ana rahmi, tertemiz evladları, tıpkı bir nebat(bitki)gibi yetiştirecek en mübarek olan bir parçasıdır…
 
Muvahhid kadının tertemiz  rahminden dünyaya gelen aciz kul, büyüyüp rüşdüne erdiğinde, kendisini yetiştiren ebeveynlerin etki ve yetkisiyle, ahretini etkileyecek dünyevi yaşam tarzını seçmiş olacaktır.
 
Ebu Hureyre (r.a)'ın rivayetiyle Rasulullah(s.a.s) şöyle buyurur:
"Her çocuk ancak fıtrat üzere dünyaya getirilir. Bundan sonra annesi-babası (Yahudi ise)onu Yahudi yaparlar, (Nasranî ise) onu Nasranî yaparlar, (Mecusi ise)onu Mecusi yaparlar. Nitekim kusursuz doğan bir hayvan yavrusu içinde siz, kulağı, dudağı, burnu ve ayağı kesik olanı hiç görüyor musun?
 
Bundan sonra Ebu Hureyre (r.a), şu Ayeti söyledi:
"O halde sen, yüzünü bir olan muvahhid dine, Allah'ın fıtratına çevir ki, O, insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. Bu, dimdik ayakta duran bir dindir. Fakat insanların çoğu bilmezler." (Rum, 30/30) (5) 

 
Anne ve babası tarafından, tağutu reddetmesi gerektiği, aksi halde imanının geçerli olmayacağını öğrenen  muvahhid evlad, tıpkı Hz. Yusuf gibi, dil ile ikrar, kalb ile tasdik gerçekleştirecek ve bunu ilan edecektir.

"…Çünkü ben, Allah'a inanmaz bir kavmin dinîni-ki onlar ahreti inkâr edenlerin ta kendileridir-terk ettim." (6)

"Hani Lokman, oğluna -o ona öğüt verirken (şöyle)demişti: '' Oğulcağızım, Allah' ortak koşma. Çünkü şirk elbette büyük bir zulümdür." (7)

 
Çünkü bu büyük zulüm, insanı ya tağut yapar, ya da köle… Muvahhid toplumların oluşması için, muvahhid ailelerin hazırlanması gerekir. Fertlerin muvahhidleşmesi, bir aile kurması ve kurduğu ailenin her doğan ferdini, yüzünü Allah'a döndürerek yetiştirmesi çok önemlidir, bu güzel küçük toplum, nice güzel büyük toplumların oluşmasında öncülük edecektir. Lokman hekim'in biricik oğluna hitaben söylediği şu sözler "Ey oğulcağızım, Allah'a şirk koşma, çünkü şirk en büyük günahtır" derken bir tane insanın ne kadar önemli olduğunu, onun soyundan devam edecek nesiller için şirksiz imanın, temiz fıtrat üzere nesillerin devamının ne denli şart olduğunu vurgulamaktadır aslında…

"Şüphesiz ki Allah, kendisine eş tanınmasını yarlığamaz. Ondan başkasını, dileyeceği kimseler için, yarlığar. Kim Allah'a eş tutarsa muhakkak pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur."  (8)
 
Şirk koşmanın ne demek olduğunu anlayabilmek için, Allah (c.c)'ı bilmek gerekir. Allah'ı hakkıyla tanımak gerekir.

"Onlar Allah'ı gereği gibi takdir edemediler." (9)

 
Bu Ayet'in daha iyi anlaşılması için, Hacc, Suresinin 73. Ayeti ile cevap bulalım…
"Ey insanlar, (size)bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız-hepsi bir araya gelseler dahi, gerçekten bir sinek dahi yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de."

 
Yukarıda belirttiğimiz gibi, yaratma sıfatıyla yüceliğini ortaya koyan Allah azze ve celle, Yaratma vasfı olmayan ve aslada olamayacak olan kullarının nankörlüğünü ve Zatını gereği gibi anlayamadıklarını, hatta anlamak istemediklerini açıklamaktadır… Sineği bile yaratamayacak insanoğlu, basit bir yaratılanı ilah ve Rabb edinmekte, yaptığının yanlış olduğunu kabullenememektedir. Bazı insanlar da cahilce, tuğyan eden, azgınlaşanların, ilahlık taslayanların peşine takılıp helak olmaktadırlar… Allah'ı sever gibi sevdikleri (Bakara, 2/165) İlah, Rab, melik kabul edip taptıkları insanların, ne kadar aciz, ne kadar zavallı olduklarını, bir sineği bile yaratmaya güçlerinin yetmeyeceğini anlayamamaları, Allah'ı gereği gibi takdir edemediklerinden, tanıyamadıklarından kaynaklanmaktadır… Muvahhid anne ve baba, evladına, Allah ( c.c)'ı, Peygamber (s. a.s)'i, Kur'an'ı, Sünneti gereği gibi öğretmelidir ki,
"…Ta ki, helak olan kişi bilerek helak olsun, yaşayan (inanacak olan da)kişi de (kât'i bir delil üzere) bilerek yaşasın…"  (10)

 
Ahirette, ailesinden hesaba çekilecek olan anne ve baba, yavrularını, Allah'ın indirdikleriyle yetiştirecektir, ta ki, evladı, bilerek iman etsin, ilme dayalı tahkiki iman veya inkâr edecekse de bilerek inkâr etsin ve anne babanın sorumluluğu kalksın.
"Ey iman edenler, kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır…" (11)

 
İman edenlerin her biri, kendi nefsini korumada, ehlini, Dinini, malını, canını, neslini, akıllarını korumakla mükelleftir. Yegâne Önderimiz Rasulullah (s.a.s), ümmetinden olan muvahhid mü'min leri çobana benzetiyor ve uyarıyor:
''Her birerleriniz çoban ve  her birerleriniz sorumludur. İmam (devlet başkanı) bir çobandır, o da (yönettiklerinden) sorumludur. Erkek, kendi aile fertleri üzerinde bir çobandır, o da, bundan sorumludur. Kadın da kocasının evi üzerinde bir çobandır. O da, elinin altındakilerden sorumludur. Dikkat edin! Her birerleriniz çoban ve her birerleriniz sorumlusunuz.'' (12)

 
Ailenin her ferdinden sorumlu olan ve hesaba çekilecek olan ebeveynler, oyuncular olarak yaratıldıklarını ve başıboş bırakıldıklarını sanmamalıdırlar.

"Biz, gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunan şeyleri oyuncular olarak yaratmadık." (13)

 
Allah'ın halifesi olmak için gönderildiğimiz yeryüzünde, keyfi aratılmadığımızı, sorumluluklarımızın olduğu bize hatırlatılmaktadır… Tevhid bilincine ermiş muvahhid anneden beklenen, çocuğuna, şirksiz şeriksiz, kayıtsız şartsız iman etmenin ne olduğunu anlayabilmesi için, Allah (c.c)'ı gereği gibi tanıtmasıdır. Annenin tertemiz imanla, tertemiz rahimden dünyaya getireceği oğulları ve kızları, yetiştirmedeki gayesi, tüm dünyada, tarihin akışına kendini bırakacak değil, tarihin akışını değiştirecek mücahidler ve mücahideler olacaktır… Tüm yeryüzünde, fitneden eser kalmayıncaya, din tamamen Allah'ın oluncaya kadar cihad edecek evladları, ancak muvahhid annelerin eliyle yetişecek, Tevhid bilincine erdirilecek nesiller gerçekleştirebileceklerdir… En güzel örnek, Kur'an'da zikredilen, âlemlere üstün kılınan, iffetinden dolayı övülen annemiz, Hz. Meryem'dir… Namus ve hayâ timsali Hz. Meryem, tağuttan, şirkten, küfürden, erkeklerden, hayâsızlıktan uzak, tertemiz yetişmiş, Hz. Zekeriyya'nın eliyle büyütülmüş, eğitilmiş ve dünyayı sarsacak şekilde, Hz. İsa'yı dünyaya getirmesi nasib olunmuştur… 21. yüzyıl olan bu asırda da, tevhidin mahiyetini kavramış, katıksız iman ile Rabbine yönelmiş, davasını yüceltmek ve ilerilere taşımak için mücadele veren muvahhid annelere, yetiştireceği muvahhid evlatlara şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır… 
 
Dipnot

1-Râd,13/20. 2-Enbiya, 21/18. 3-Sebe, 34/48
4-Sahih-i Buhari, Kitabu'n Nikâh, B. 16, Hds. 28
5-Sahih-i Buharî, Kitabu'l-Cenaiz, B. 79, Hds. 113 ve 112
Sahih-i Müslim, Kitabu'l-Kader, B. 6, Hds. 22 ve 25. Hadis'de ise şu ziyade var. "Eğer annesi-babası Müslüman iseler, çocuk da Müslüman olur.''
6-Yusuf, 12/37. 7-Lokman, 31/13. 8-Nisa, 4/48 (ayrıca bkz. Nisa, 116). 9-Hacc, 22/74. 10-Enfal, 8/42. 11-Tahrim, 66/6. 12-Sahih-i Buhari, Kitabu'n-Nikâh, B. 82, Hds. 118. 13-Duhan, 44/38
 
Etiketler: Muvahhid, Kadının, Tevhid, Bilinci, ve, Muvahhid, Evlad, Eğitimi,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı