Yazı Detayı
07 Aralık 2017 - Perşembe 12:53
 
KUDÜS AMERİKA KITASINDAN BÜYÜKTÜR
Hacı Ali Doğan
islammedya@hotmail.com
 
 

KUDÜS AMERİKA KITASINDAN BÜYÜKTÜR

Kudüs.. Nice şairlerin hüzünlü mısralarına konu olan,  Nice komutanların fetih hayallerini süsleyen, Musa’nın (a.s.), İsa’nın (a.s.) ve son peygamber Hz. Muhammed Mustafa’nın mihrabında secdeye vardığı Mescid-i Aksa’yı da içinde barındıran mukaddes şehir.

Sevgili Kudüs,
Sana olan muhabbetimi ifade etmek adına hangi kelimeleri döşesem satırlarıma, yine de aciz kalıyor cümlelerim. Meramımı anlatmaya mecalim yok bu demlerde.

Ey Ömer’in (r.a.) adalet-i mahza’sına mekan olan,  Nureddin Zengi’nin vahdet nidasının müsebbibi olan,  Selahaddin’in  yaşlı gözlerle fethine mazhar kılınan münevver şehir !.

 Söyle bana nedir seni bu denli hıçkırıklara boğan? Nedir gündüzlerini geceye çeviren? Nedir akını kara eden?

Ey Benim Sevgili Kudüsüm,
Güneşi balçıkla sıvamaya cüret eden bu ekâbir sürüsü emeline ulaşır mı sanırsın?  Allah’tan başka her şeyi olan bu zulmet orduları Allah’tan başka hiçbir şeyi olmayan Kudüs sevdalısı yiğitlere güç yetirir mi sanırsın? Her kışın bir baharı ve her gecenin bir sabahı yok mudur? ey benim güzel kudüsüm..

Karanlıların aydınlığa, zulmetlerin nura, kötülüklerin iyiliklere evrildiği kutsal bir gün çok uzaklarda değil bilirim. Zalimlerin saltanatı ebedi olmayacak bilirim. Ve bilirim bugün dökülen gözyaşları yarınlarda şehid kanlarına karışacak ve meydana gelecek aşk tufanı ile Kudüs de kurtulacak, Şam da, Mekke de, Medine de..

Bu günün gelmesini hayal mi görüyorsunuz?

Hadi biraz gerilere gidelim.  On dört asır evveline, Risâlet pınarının gürül gürül çağladığı o müstesna saadet asrına gidelim. Hendekler kazılıyor, ashabı ile birlikte Efendimiz (s.a.v) açlıktan ve yorgunluktan bitap düşmüş hallerine rağmen vuruyorlar  kazmalarını.. bir kaya kütlesi çıkıyor karşılarına ashabın. Ne yaptılarsa parçalayamıyorlar. Efendimiz (s.a.v)’e arz ediyorlar  bu hali. Efendiler efendisi (s.a.v), alıyor eline kazmayı ve vuruyor Allahu Ekber!. Nidası ile..  “Müjedeler olsun Şam’ın saraylarını görüyorum!.” Diye buyuruyor. Bir kazma daha.. Allahu Ekber!. “İran’ın beyaz köşklerini  görüyorum” ve bir kazma daha.. “Yemen’in anahtarlarını görüyorum.” Ve ardından bir münafık vesvesesi: “Biz hacete gitmek için evimizden çıkmaya korkuyoruz, Muhammed bize şam’ı, iran’ı, yemen’i vaad ediyor.” Alaya alıyorlar kutlu müjdeyi.

Ancak karanlık ebedi sürmüyor. Fetihlerin ardı arkası kesilmiyor. Şam alınıyor, Yemen alınıyor, İran baştanbaşa fethediliyor. Ve Kudüs.. Ömer bin Hattab (r.a) şehrin kapılarından adaletle giriyor. Merhametle giriyor.

Ey Sevgili Kudüs!.

Bugün sana zulmedenler istikbalden gafil bedeviler sürüsüdür. Yarının kendileri için ne hazırladığından bihaber keyif çatıyorlar.

Bu ümmet ölmedi ey Kudüs.. Bu ümmet bileniyor. Bu ümmet hazırlanıyor. Bu ümmet Şam’ın, Mekke’nin ve sen sevgili Kudüs’ün aydınlık şafağı için gün sayıyor. Bakma sen günahkâr hallerimize. Bakma bizim şuanki nâçar ahvalimize..

Gün gelecek, en kudretli orduları tarumar edeceğiz. Gün gelecek en gaddar neronları dize getirleceğiz. Gün gelecek en haşin fırtınalara set olacağız.  Gökleri inletecek tekbir nidalarımızla ardımıza düşen beş bin melaike ile yıkacağız zulmün tunçtan kalelerini. Bağrında taşıdığın AKSA’nın mihrabında özgürlük ve şükür secdelerine kapanacağız ve senin mübarek surlarına istiklal sancağımızı dikeceğiz.

O gün çok yakın Ey Kudüs. Bekle bizi.

Çünkü sen Amerika’dan da Rusya’dan da, Çin’den de büyüksün ey Kudüs.

Büyüklüğünün hürmetine sabret ve izzetinin hatırına bekle bizi.

 

 
Etiketler: KUDÜS, AMERİKA, KITASINDAN, BÜYÜKTÜR,
Yorumlar
Haber Yazılımı