Yazı Detayı
29 Haziran 2016 - Çarşamba 14:50
 
Keffarette Delilimiz HADİS'TİR
Nizameddin Demir
abdullahaziz@islammedya.com
 
 

Esselamü  aleyküm...

   Muhterem  kardeşim  (..)  efendi;  cevabi   yazınızı  aldım...  Çok  memnun  oldum...  Allah (cc)  razı  olsun...Rabbim  çalışmalarınızı  bereketlendirsin... Cevabınızı  geciktirdiğim  için  kusurumuza  bakmayın...   Elbette  aynı  kulvarda  koşan  mü'minler  olarak  birbirimize  çok  ihtiyacımızın    olacağı  muhakkaktır...    İnşallah   bu  tür  yazışmalarla  zamanınızı  almış  olmuyorum... 

  Muhterem  kardeşim;    benim     şer'i    ilimlerin  hiç  birisinde  hiç  bir     ehliyetim  yoktur,  varolduğu  noktasında da   herhangi   bir  iddiam   yoktur...  Sadece  Hanefi  mezhebi  ve  o  mezhebin  usulüne  bağlı  bir  müslümanım... Bunun  yanında  gücümün  yettiği  ve  kaynaklara  ulaşabildiğim  kadar  araştırma  yapmaktan  bıkmayan,   usanmayan  bir  kimseyim...     Araştırmalarımda da  benim  için   asıl  olan   usuldür.  Usulümde  Hanefi   fıkhı  usulüdür!!!      

"Müctehidlerin; Mutlak  müctehidler, Mezhebte müctehidler, Meselede  müctehidler"  diye  üç  sınıfa  ayrıldıkları;     Müctehid  olmayan  fukahanın  ise;  "Ashab-ı tahriç,  Ashab-ı  tercih, Ashab-ı  temyiz,  Mukallid-i mahz" diye  dörde  ayrıldıkları  malumunuzdur.   Yine  Hanefi  Fıkıh  kitapları  ve  içinde  yer  alan  meselelerin;   "Zahirü'r  Rivaye,   Nevadir   ve  Vakıat"  olmak  üzere  üçe  ayrıldığı   malumunuzdur.   Şimdi  bu  noktadan   hareketle;  "Keffaret"  konusunda  Hanefi   mezhebine   bağlı  usül  ulemasının  beyanlarının   ve  kaynaklarının       bizi   bağlayacağına   inanmaktayım...  

Yoksa  o  zaman    amel  edilen   görüşün, sahih  olan  görüşün     başka  bir  alimin   görüşü   olduğu   kabul  edilmiş  olur ki;  işte  bu  usül   usul-ü  fıkha  (Hanefi  usulüne)  tamamen  aykırıdır.    İmam-ı  Azam  Ebu  Hanife  (Rh.a)'nin  "Zahirü'r  Rivaye"  hükmünde  olan   içtihatlarının   amelde  kendisini    taklid  eden      tüm   müntesiblerini   bağlayacağına   inanmaktayım.    Yoksa  mukallid  olmanın   başka  bir  anlamı  kalmaz.  İmam-ı  Azam (Rh.a)  bu  hadisi  "hadis"  olarak  rivayet  etmiştir.   Bize  düşen   elimizde   mevcudu   olmayan   ilk  dönem   diğer   hadis   mecmualarını   araştırmak   bir   araya   toplamaktır.   İmam-ı  Azam  Ebu  Hanife (Rh.a)'nin  rivayet  ettiği   her  hadisi   "Kütüb-i  Sitte" de   veya  diğer  hadis   mecmualarında   bulmak  mecburiyetimiz  yoktur.    Dahası   elimizde  mevcut  olan  hadis  kitaplarında  bulamadık, mevcut   mecmualarda  geçmiyor  diye  zayıf  kabul  ederek   reddetmemiz  de  mümkün   değildir?   İmamın  kendisi   tabiinden  değil  midir?   İmam  ilgili  hadisi  görüştüğü  sahabilerden  veya  tabiinden   rivayet  etmesi  mümkün  olamaz mı? 

  Burada   şöyle    bir  itirazla   karşılaşabiliriz.   İmam  bu  hadisi  rivayet  ederken   kaynağını  zikretmemiştir!  Bu  ilim   hassas  bir  ilim  olduğu  için  ihtimaller,  varsayımlar  üzerine  mesele   bina  edilemez...   Çok  doğrudur ancak,    bundan   daha da  önemlisi   ve  doğrusu  İmam-ı  Azam   Ebu  Hanife (Rh.a)   gibi   tabiinden    olma   şerefine  kavuşmuş  bir  müctehidin   yalan   söylemesi  gibi   bir  ihtimalin   asla   kabul  edilemez   olmasıdır.   İmam  Zeylai (Rh.a)'nin  kendisi   müctehid  ulema  tasnifinde  yeri  ve  derecesi  nedir?   Yazdığı  eseri "Nasburraye"nin   Hanefi  kaynakları   arasında  derecesi  var  mıdır?    "Zahirü'r  Rivaye,   Nevadir   ve       Vakıat"  gibi   Hanefi  fıkıh  kaynaklarından  hangisine  dahildir?   Onun  için   naklettiğiniz    usül,  Hanefi  fıkhı  usulüne  uygun  değildir. 

   Hüsnü  Hoca  efendi, "Hanefi fukahâsı Resûl-i Ekrem (sav)'in: "Kim Ramazan ayında orucunu bozarsa; onun üzerine zıhar yapan kimsenin üzerine lâzım gelen şey (Keffaret)  gerekir" (60) hadis-i şerifini esas almıştır."  derken   ilgili  hadisin       "Zahirü'r  Rivaye"  denilen   eserlerde  geçtiğini   söylemektedir.    Ortada  "Zahirü'r  Rivaye"  gibi  bir  kaynak  varsa  ve  bu  hadiste  bu  kaynaklarda  geçiyorsa   artık  bize  düşen  usule   riayet  etmektir.

  Kaldı ki; "Ayrıca Muvattanın İmam Muhammed Şeybani rivayetine de baktım. Eğer Muvattadaki hadisi sorarsanız, evet Muvatada böyle bir hadis vardır. İmam Muhammed, bu hadisin devamında “Evet, biz de (biz, Hanefiler de) böyle amel ederiz” demektedir. İmam Muhammed’in rivayeti olan Muvattayı şerh eden Leknevi de hadisin mutlak olduğunu söylüyor."  diyerek   çok    mükemmel    bir    nakilde    bulunmuşsunuz  ki  başka  hiçbir  delil  olmasa  yalnız  ve  yalnız  şu  delil   Hanefiler  için  yeterde  artar  bile...  Zira  Mezhepte  müctehid  olan  "İmam Muhammed Şeybani"nin  “Evet, biz de (biz, Hanefiler de) böyle amel ederiz” demesi   meseleye  son  noktayı   koymuştur... Biz  müslümanlara  düşen de  başta  İmam-ı  Azam  (Rh.a)  ve  İmam  Muhammed (Rh.a)  gibi   müctehidlerin  içtihadına   uymaktır...  

   Gelelim; "Kıyas   konusuna  gelince   Vehbe  Zuhayli   Delilleriyle İslam Fıkhı isimli eserinde   Hanefilerin  görüşünü   verirken   bunun cimaya kıyasen olduğunu belirtir. (II. 661) delilinize...  Yukarıda  müctehidlerin   rivayet  ettikleri  hadis-i  şerifler  ve  bu  hadis-i  şerifler   doğrultusundaki   içtihadları  dururken   Vehbe  Zuhayli'nin  sözünün  delil  sayılması  abes  değil  mi?    Bu  gibi  görüşleri  ciddiye  almaya  gerek  yoktur.  Zira    usule  uymayan  görüşlerle  amel  edilmeğe  kalkışınca    ortada  mezhep  ve  taklid  diye  bir  şey  kalmaz...  Vehbe  Zuhayli  hoca  efendi,  usule  uygun  hareket  etmek  istiyorsa  bağlı  bulunduğu  Müctehidin  ictihadlarına  uymalıdır.  Başka  ictihadlar  peşinde  koşarak  kendisini  yıpratmasına   gerek  yoktur...  (Sakın  bunu  derken  asla  Zuhayli'yi   küçümseyerek   söylediğim  anlaşılmamalıdır!)

     Sonuç  olarak  şunu  söylemek  mümkündür.  Hanefiler,  ramazan  ayında  bile  bile  orucunu  yiyen  müslümanlar  için  "Keffaret"  gerekir  demişlerse  bunu  kıyas  yoluyla  dememişlerdir.  Sünnetten  dayandıkları  delilleri  vardır.  Bu  delillerini  usül  kitaplarında  açıklamışlardır.  Çünkü  temel  kaide  olarak   ibadetlerde  kıyasın   yerinin   olmadığı  malumunuzdur.   Ancak  İmam-ı  Azam  Ebu  Hanife  (Rh.a)'nin   hadisle  amel   usulündeki  titizliği  ve  hadis  alma   kaideleri  belki  diğer  imamların  hadis  usulleriyle  aynı  olmayabilir,  farklılıklar  arzedebilir!   Ayrıca  oruç  yiyen  kimselerin  keffaret   ödemesi   yolundaki  görüşü  kıyasa  bağlamak    isteyenlerin  asıl  maksatları,   keffaret  ibadetini   düzmece  bahanelerle   ortadan  kaldırmak  istemeleridir.  

Selam  ve  dua  ile..Allahü  Teala (cc)'ya  emanet  olunuz...  Abdullah AZİZ

 
Etiketler: Keffarette, Delilimiz, HADİS'TİR,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -5-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -4-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 1-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ZARURİ BİR AÇIKLAMA
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -1-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -8-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -7-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -6-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -5-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -4-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -3-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -2-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -1-
29 Haziran 2016
Ölen Kafire Dua Edilir mi?
29 Haziran 2016
Halimizden memnun muyuz!.
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (11)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (10)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (9)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (8)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (7)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (6)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: CEMAAT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: Cemaat (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavrmlar: CEMAAT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: SAHABE (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (3)
12 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (2)
10 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (2)
09 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (1)
13 Nisan 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (1)
09 Nisan 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (5)
31 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (4)
25 Mart 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (4)
20 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (3)
10 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (2)
27 Şubat 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (1)
25 Şubat 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (5)
25 Aralık 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (3)
24 Kasım 2014
İsami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (2)
24 Ekim 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (1)
24 Ekim 2014
Selefilik Şia ve Vahdet
Haber Yazılımı