Yazı Detayı
29 Haziran 2016 - Çarşamba 14:29
 
İslami Kavramlar: SALÂT (2)
Nizameddin Demir
abdullahaziz@islammedya.com
 
 

Müslümanım diyen her mükellefin, Rasul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem)'e iman etmesinin şart olduğu  Hucurat Sûresinin onbeşinci ayetinde şöyle  beyan edilmiştir. "... إِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذِينَ آمَنُوا بِاللَّهِ وَرَسُولِهِ " (Hucurat:15) "Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah’a ve Resûlüne îmân ederler ..."  Demek ki, Rasule iman etmeden mü'min olmak yoktur. Rasule iman nasıl olacaktır?  Rasule iman Ne demektir?  Rasul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem)'in dinde  getirdiklerinin hepsine inanmak, iman etmek demektir.   Bu hakikat aşağıdaki hadis-i şerifte de açıkça zikredilmiştir.  Onun içindir ki; Rasul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem)'e  iman eden her müslümanın,  Kur'an da birçok ayette geçen   arapça "salat" kelimesini  Rasul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem)'in nasıl anladığını, nasıl tefsir ettiğini ve  nasıl amel ettiğini bilmesi, "işittik ve itaat ettik"  diyerek, iman etmesi gerekir.  Bizde onun için ilgili meşhur hadis-i şerifleri  aşağıya aldık.  Rasul-i Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem)' Efendimizin  anlayış ve kavrayışı  dışında kalan  hiçbir kimsenin, ayet-i kerimelerde geçen "SALAT" kelimesini nasıl anladığı,  nasıl yorumladığı bizim için hiç önemli değildir.   Bizi,  iman ettiğimiz kainatın Efendisi Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem)'in nasıl anladığı,  nasıl tefsir ettiği  ve  nasıl amel ettiği ilgilendirir. Zira  biz O'na iman etmişiz.  Tekrar edelim ki; şer'i şerifte "salât"; efal-i mahsusa ve erkân-ı malûmedir. Yani kıyam, kıraat, rüku, sücud, kuud ve niyet-i halise ile bunları eda etmek ve evvelinde tekbir ile dahil olmak ve ahirinde selâmla hitam bulmaktır. Salât lâfzı manâyı aslisi itibariyle mücmeldir. Lâkin Cibril-i Emin Resûlullah'a ve Resûlullah da ümmetine talim buyurdu. Ve bu minval üzere âyetteki icmal, sünnet-i nebeviye ile tafsil olundu ve takarrür etti. Binaenaleyh salât lâfzı zikrolunduğu yerde manâ-yı şer'isi hatıra geldiği gibi murad da odur. Manâ-yı lugavisi olan dûa manâsı örf-ü şeri'de metruktür. 1400 yıllık İslam tarihinde  Kur'an'da ki,  "salat" kavramını  bildiğimiz ve kıldığımız namaz şeklinin dışında anlayan ve tefsir eden  tek bir müslüman yoktur, çıkmamıştır!  "Salat" kavramını beş vakit namaz dışında tefsir eden ve yorumlayan  zındıklara bizim, müslüman dememiz de mümkün değildir.  

ـ1ـ عن عبداللّه بن عمر بن الخطاب رضى اللّه عنهما، وقال له رجلٌ: أَ تَغْزُو؟ فقال: إنى سمِعْتُ رسُولَ اللّهِ # يَقُولُ ]إنّ ا“سمَ بُنِىَ علَى خمسٍ: شَهادَةِ أنْ َ إلَهَ إّ اللّهُ، وَأنّ مُحمّداً عَبْدُهُ وَرَسُولهُ، وإقَامِ الصَّةِ، وَإيتاءِ الزَّكاةِ، وَحجِّ البَيْتِ، وصَوْمِ رَمَضَانَ[. أخرجه الخمسة إ أبا داود .

"Buhari ve Müslim, Abdullah bin Ömer (radıyallahu anh)'den şu şekilde rivayet etmişlerdir:"Ben Hz. Peygamber (sallallahü aleyhi vesellem)den işittim, şöyle buyurdu: "İslâm beş esas üzerine bina edilmiştir: Allah'tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed (sav)'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, oruç tutmak, Kâbe'ye haccetmek, Ramazan orucu tutmak"  (Buhârî, İman: 1; Müslim, İman: 22)

 وعن يحيى بن يَعْمُرَ قال: كَانَ أوّلَ مَن قال في القَدَرِ بالبصرةِ مَعْبَدٌ الجُهَنىُّ، فانطَلَقْتُ أنا وَحُمَيْدُ بنُ عبدِ الرحمن الحِميرىُّ حاجَّيْنِ(........................................)

َ إلى النبىِّ # فأسندَ ركبَتَيْهِ إلى رُكْبَتَيْهِ، ووَضَعَ كَفّيْهِ عَلى فَخِذَيْهِ. وَقالَ: يامحمّدُ أخْبِرْنِى عنِ اسْمِ. فقال: ا“سْمُ أنْ تَشْهَدَ أن َ إلَهَ إّ اللّهُ، وأنّ محمّداً عَبْدُهُ ورسُولهُ، وتقِيمَ الصّةَ، وتُؤتِى الزّكَاةَ، وَتَصُومَ رَمَضَانَ، وَتَحُجَّ البَيْتَ إنِ اسْتَطَعْتَ إليهِ سَبِيً. قال: صَدقتَ. فَعَجِبْنَا لَه يَسأَلهُ ويُصَدِّقُهُ. قال: فأخْبِرْنِى عنِ ايمَانِ. قال: أنْ تُؤْمِنَ بِاللّهِ وَمََئِكَتِهِ وَكُتُبِهِ وَرُسُلهِ وَاليَوْمِ اŒخِرِ، وَتُؤمنَ بالْقَدَرِ خيْرِهِ وَشَرِّه. قال: صدقتَ. قال: فأخْبِرْنِى عَنِ ا“حْسانِ. قال: أنْ تَعْبُدَ اللّهَ كَأنّكَ تَراَهُ، فإن لمْ تَكُنْ تَراهُ فإنّهُ يَراكَ. قال: فَأخْبِرْنِى عنِ السّاعةِ. قال: ما ا

2."Abdullah dedi ki: Babam Ömer İbnu'l-Hattâb (radıyallahu anh) bana şunu anlattı:

"Ben Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in yanında oturuyordum. Derken elbisesi bembeyaz, saçları simsiyah bir adam yanımıza çıkageldi. Üzerinde, yolculuğa delalet eder hiçbir belirti yoktu. Üstelik içimizden kimse onu tanımıyordu da. Gelip Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in önüne oturup dizlerini dizlerine dayadı. Ellerini bacaklarının üstüne hürmetle koyduktan sonra sormaya başladı:

Ey Muhammed! Bana İslâm hakkında bilgi ver! Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı:

"İslâm, Allah'tan başka ilâh olmadığına, Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şehâdet etmen, namaz kılman, zekât vermen, Ramazan orucu tutman, gücün yettiği takdirde Beytullah'a haccetmendir." Yabancı:

"- Doğru söyledin" diye tasdîk etti. Biz hem sorup hem de söyleneni tasdik etmesine hayret ettik. Sonra tekrar sordu:

"Bana iman hakkında bilgi ver?" Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) açıkladı:

"Allah'a, meleklerine, kitablarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Kadere yani hayır ve şerrin Allah'tan olduğuna da inanmandır." Yabancı yine:  "Doğru söyledin!" diye tasdik etti? (.....) "  (Prof. Dr. İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları:  c/2,sh:213-218)

 Allah’u Teâla (celle celaluhu)  kitabında beyan buyurduğu  "أقيموا الصلاة“Namaz kılınız.”  emrindeki namazın nasıl kılınacağını  Rasul-i Ekrem   (aleyhissalâtu vesselâm) Efendimiz;  tüm ayrıntılarına varıncaya kadar hepsini tek tek uygulamalı bir şekilde  ashabına göstermiş, şu mübarek hadis-i şerifi'yle  izah etmiştir:  "وَصَلُّوا كَمَا رَأَيْتُمُونِي أُصَلِّي "  “Beni nasıl namaz kılıyor görüyorsanız siz de öyle namaz kılınız."  (Sahih-i Buhari, Tecrid-i Sarih Tercemesi ve Şerhi, c/2, sh: 645.) 

Yine tüm ehli iman  icma' etmişlerdir ki;  Kur'an'ı  Allahü Teala (celle celaluhu)  vahiy meleği  Cebrail (aleyhisselam) ile Hz. Muahmmed (aleyhissalâtu vesselâm)'e  indirmiştir.   Cebrail (aleyhisselam)'da  kainatın efendisine kendisi imam olarak,  beş vakit namazın   hangi vakitlerde ve nasıl kılınacaklarını iki  gün boyunca  uygulamalı olarak göstermiştir.  Kainatın efendisi,  şereflilerin en şereflisi Hz. Muhammed (aleyhissalâtu vesselâm) Efendimiz de A'sından Z' sine kadar  fıkıh kitaplarına geçen  namaz ahkamını uygulamalı olarak  "وَصَلُّوا كَمَا رَأَيْتُمُونِي أُصَلِّي "  “Beni nasıl namaz kılıyor görüyorsanız siz de öyle namaz kılınız." diyerek,  hayatı boyunca günde beş vakit namazı  hem kendisi  kılmış, hem de  ve  ashabına  kıldırmıştır.   Şimdi  aşağıda verilen  hadis-i şerifleri okuyalım: 

" وعن ابن عباس رَضِيَ اللّهُ عَنْهما: ]أنَّ رَسُول اللّهِ # قال: أمَّنِى جِبْرِيلُ عَلَيْهِ السََّمُ عَنْدَ البَيْتِ مَرَّتَيْنِ، فَصَلّى الظُّهْرَ في ا‘ولَى مِنْهُمَا حِينَ كَانَ الْفَىْءُ مِثْلَ الشِّرَاكِ، ثُمَّ صَلّى الْعَصْرَ حِينَ كانَ كُلُّ شَىْءٍ مَثْلَ ظِلّهِ، ثُمَّ صَلّى المَغْرِبَ حِينَ وَجَبَتِ الشّمْسُ، وَأفْطَرَ الصَّائِمُ، ثُمَّ صَلّى العِشَاءَ حِينَ غَابَ الشّفَقُ، ثُمَّ صَلّى الْفَجْرَ حِينَ بَزَقَ الْفَجْرُ، وَحَرُمَ الطّعامُ عَلى الصَّائمِ، وَصَلّى المَرَّةَ الثَّانِيَةَ الظُّهْرَ حِينَ كانَ ظِلُّ كُلِّ شَىْءٍ مَثْلَهُ لِوَقْتِ الْعَصْرِ بِا‘مْسِ، ثُمَّ صَلّى الْعَصْرَ حِينَ كانَ ظِلُّ كُلِّ شَىْءٍ مِثْلَيْهِ، ثُمَّ صَلّى المَغْرِبَ لِوَقْتِهِ ا‘وَّلِ، ثُمَّ صَلّى العِشَاءَ اŒخِرَ حِينَ ذَهَبَ ثُلُثُ اللّيْلِ، ثُمَّ صَلّى الصُّبْحَ حِينَ أسْفرَتِ ا‘رْضُ، ثُمَّ التَفَتَ إلىَّ جِبْرِيلُ، فقَالَ يَا مُحَمَّدُ: هذَا وَقْتُ ا‘نْبِيَاءِ عَلَيْهمُ الصََّةُ والسََّمُ مِنْ قَبْلِكَ، وَالْوَقْتُ فِيمَا بَيْنَ هذَيْنِ الْوَقْتَيْنِ[. أخرجه أبو داود والترمذي، وهذا لفظه."

" (2364)- İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Cibril (aleyhisselâm) bana, Beytullah'ın yanında, iki kere imamlık yaptı. Bunlardan birincide öğleyi, gölge ayakkabı bağı kadarken kıldı. Sonra, ikindiyi her şey gölgesi kadarken kıldı. Sonra akşamı güneş battığı ve oruçlunun orucunu açtığı zaman kıldı. Sonra yatsıyı, ufuktaki aydınlık (şafak) kaybolunca kıldı. Sonra sabahı şafak sökünce ve oruçluya yemek haram olunca kıldı. İkinci sefer öğleyi, dünkü ikindinin vaktinde herşeyin gölgesi kendisi kadar olunca kıldı. Sonra ikindiyi, herşeyin gölgesi kendisinin iki misli olunca kıldı. Sonra akşamı, önceki vaktinde kıldı. Sonra yatsıyı, gecenin üçte biri gidince kıldı. Sonra sabahı, yeryüzü ağarınca kıldı.

Sonra Cibrîl (aleyhisselâm) bana yönelip: "Ey Muhammed! Bunlar senden önceki peygamberlerin (aleyhimü'ssalâtu vesselâm) vaktidir. Namaz vakti de bu iki vakit arasında kalan zamandır!" dedi."(Prof. Dr. İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/260Tirmizî, Salât: 1, (149); Ebû Dâvud, Salât: 2, (393).

" وفي رواية النسائى عن جابر: ثُمَّ أتَاهُ حِينَ امْتَدَّ الْفَجْرُ، وَأصْبَحَ وَالنُّجُومُ بَادِيَةٌ مُشْتَبِكَةٌ فَصَنَعَ كمَا صَنَعَ بِا‘مْسِ فَصَلّى الغَدَاةَ"

 (2365)- Nesâî'nin Hz. Câbir (radıyallâhu anh)'den yaptığı bir rivayette şöyle denmiştir: "Sonra O'na (Cibrîl), Fecr uzayıp sabah olunca daha yıldızlar parlak ve cıvıl cıvıl iken geldi. Dünkü yaptığını aynen yaptı, sabah namazını kıldı. Sonra da: "Namaz vakti, işte gördüğünüz bu iki namaz arasıdır" dedi." (Prof. Dr. İbrahim Canan, Kutub-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ Yayınları: 8/260.Nesâî, Mevâkît: 10, (1, 256.)

 İslam'ı savaşla  yok  edemeyen   Emperyalist İslam düşmanları, sinsice ve haince  içten  yerli  maşalarla  yıkmaya,  yok etmeğe  çalışmaktadırlar.  Tevhidin temel direği  namaza  "dua" yahut daha başka  şeyler diyerek namaz  ibadetini  ortadan kaldırmak isteyen  İslam düşmanlarına şu iki ayet  bomba etkisi yapmaya yeterde artar bile:

"Ey iman edenler! Namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi ve dirseklerinize kadar ellerinizi yıkayın, başlarınızı meshedin ve topluklarınıza kadar ayaklarınızı yıkayın....." (Maide Suresi: 6)  "Ey iman edenler! Rüku edin, secde edin. Rabb'inize ibadet edin, hayır işleyin ki umduğunuza eresiniz." (Hacc Suresi: 77)

 
Etiketler: İslami, Kavramlar:, SALÂT, (2),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -5-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -4-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 1-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ZARURİ BİR AÇIKLAMA
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -1-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -8-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -7-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -6-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -5-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -4-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -3-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -2-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -1-
29 Haziran 2016
Ölen Kafire Dua Edilir mi?
29 Haziran 2016
Keffarette Delilimiz HADİS'TİR
29 Haziran 2016
Halimizden memnun muyuz!.
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (11)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (10)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (9)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (8)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (7)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (6)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: CEMAAT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: Cemaat (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavrmlar: CEMAAT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: SAHABE (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (3)
12 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (2)
10 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (2)
09 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (1)
13 Nisan 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (1)
09 Nisan 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (5)
31 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (4)
25 Mart 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (4)
20 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (3)
10 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (2)
27 Şubat 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (1)
25 Şubat 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (5)
25 Aralık 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (3)
24 Kasım 2014
İsami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (2)
24 Ekim 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (1)
24 Ekim 2014
Selefilik Şia ve Vahdet
Haber Yazılımı