Yazı Detayı
29 Haziran 2016 - Çarşamba 14:08
 
İslami Kavramlar: SAHABE (4)
Nizameddin Demir
abdullahaziz@islammedya.com
 
 

 Ashab-ı  Kiram'ın Tabakaları (2)

İşte kalbleri marazlı  insanların  ağızlarına  sakız  yaptıkları   hadis-i  şerifin izahı.  Bid’at  ehlinin  konuları  kendi  arzularına  göre  tevil  etme  hastalığı ve o hastalığın neticeleri. Hadis-i şerif'in  şerhinde  mevzuumuz  ne de güzel açıklanmıştır.   Açıklanan ne? Ashaba dil uzatanların,   kötüleyenlerin, küfr edenlerin kimler  olacağıdır. Kimmiş onlar? Zamanlarında vuku bulan, bazı hoş olmayan  hadiseleri  bahane  ederek  onlara  dil  uzatanlardır.   Oları küçük düşürücü   laflar   söylemek,  incitmek,  arkalarından  gıybetlerini yapmak hiç  bir  mü'mine  yakışmayacak   davranıştır. 

    Açıklandığı   gibi   hitab  o insanların  şahsına  değil, onların şahsında onlardan sonra  gelecek  insanlardır... Misal olarak onlar kimlerdir derseniz?  Cevap hazır : İşte onlar sizlersiniz.   Siz hayatınız  boyunca   ibadet etseniz,  sadaka verseniz onların bir müd'üne yaklaşamazsınız.  Bizlerde  tüm  servetimizi  versek  yine  onların  bir  müd'üne  yaklaşamayız.  İmam-ı  Rabbani (rh.a) 'den  bir misal verelim :  "Hz.  Hamza’nın şehadetine sebep olan ashabdan Vahşi (r.a), tabiînin  hayırlısı  olduğu halde Veysel-Karani 'den (rh.a) fazilet  itibarı  ile  daha öndedir.   Bu önde oluşu,  İslâmiyet'e  girişinin   başında,   bir  defa  Seyyid'ül-evvelin vel ahirin  Resulullah (s.a.v) Efendimizle  sohbet  etmesidir.

      Asırların en hayırlısı,  şüphesiz ashabın bulunduğu asırdır. Allah (c.c) onların cümlesinden razı olsun.  Aradaki   bir  sohbet kelimesi,  diğerlerinin işini sonraya bıraktı ve her ikisi arasındaki    derece  itibarı  ile uzaklığına  işaret   etti.   Bu manada Abdullah b. Mübarek'e şöyle  soruldu : Muaviye mi,   yoksa  Ömer  b.Abdülaziz mi  fazilet  yönüyle  daha  öndedir? Buna  şu cevabı   verdi :  "Resulullah   ile   beraber  olduğunda, Muaviye'nin atının burnuna giren toz, Ömer b. Abdilaziz'den   şu  kadar hayırlıdır."   "Yukarıda anlatılan misalde belki mübalağa olabilir. Bu ashaba sevgiden ötürü söylenmiş olabilir. Bilhassa —Resulullah ile beraber  halinde  iken  kısmına  dikkat  edilmelidir."   (1)

       Hadis-i şerifleri ve Ayet-i Kerimeleri arzu ve isteklerine göre tefsir etmekten, yorumlamaktan   vazgeçmeyen   Ehl-i bid'at fırkalar,  o gün  hangi inançta idiler ise bugünde aynı  inançtadırlar. Değişen hiçbir görüşleri yoktur, "Rasulullah'ın (s.a.v) iki veziri Hz.Ebu Bekir ve Hz.Ömer,  diğer İslam halifeleri,  alimleri hakkında   geçmişten  gelen  iğrenç  tutumları da hala  devam etmektedir. Yaklaştırma   merkezinde  çalışan   davetçilerini  dinledik,  eski  görüşlerinden vazgeçtikleri   zannedilir.   Bu  bir zandır.  Takiyedir ve yalandır. Çünkü  ilim merkezlerinin hepsinde okuttukları kitaplarda  yukarıda saydıklarımız mezheplerinin kaçınılmaz esasları olarak okutulmaktadır.  Necef,  İran ve Cebel-i Âmil Ulemasının  zamanımızda  telif ettikleri  eserler  eskilerinden  daha   kötü,  yaklaşmayı ve anlaşmayı yıkmada daha aşırı bir tutum içindedirler. Buna sabah akşam mezhepleri  birleştirme ve yaklaştırmaya   çalıştığını  ilan  etmekte  devam  eden,   Mısır'da   ve   başka  ülkeler de bu fikri  taşıyan   arkadaşlarından  Muhammed  b.Muhammed  Mehdi  el-Halisi  isimli zat ile misal  verelim.  Birliğe ve anlaşmaya davette  çalışan  bu zat  "İhyau'ş-Şeriatı fi Mezhebiş-Şia"  isimli  kitabında Hz.Ebu Bekir ve Hz.Ömer (r.a)'in  mü'min dahi olmadıklarını yazarak onlardan,  iman  sıfatını  dahi   kaldırmaya  kadar  cüret  göstermiştir. 

     Bakınız  kitabının c.ı.sh: 63-64.sahifelerinde ne yazıyor:  "-Ebu Bekir ve Ömer'in; Kur 'an 'da  haklarında Allah'ın kendilerinden razı olduğuna nass bulunan Rıdvan biati ehlinden olduğunu söyleseler de biz deriz ki: Şayet Allahü Teala (Sana biat edenlerden Allah razı olmuştur) deseydi o zaman kendisine biat  eden   herkesten razı olduğuna delalet ederdi.   Fakat Allah (Sana biat ettiklerinde mü'minlerden razı olmuştur) dediğinden,  ayette  sadece mü'min   diye zikredildiğinden hakikaten iman  edenlerden başkasına  delalet  yoktur."   Bunun   manası   Hz.Ebu Bekir ve Hz.Ömer (r.a)  hakikaten   iman  etmemişlerdir.  Onun içinde   ayetin  manası  onları  içine  almaz." (2) Çoğu  gençlerimiz de aynen yukarıda ki gibi düşünüyor ve  o  Ehl-i  Bid'alara  kucak açıyor. Biz havayı daha fazla soğutmamaya çalışıyoruz. Daha başka alıntılarımız, aktarmalarımız da olabilir,  ama bu sebeple  almıyoruz.     İslam’la  bağdaşmayan  bu  fikirleri, en yüksek düzeydeki de dese, en alt düzeydeki de dese bizim   için aynıdır. Birde bu konuşulanlar   kitaplara geçerse artık hüsnü  niyet  etmek ahmaklık olur.  

 Öyle değil mi?  Küçük (!) bir misal verecek   olursak : "Ayetullah Humeyni'nin ' İslâm'da Devlet' isimli kitabında:  “Ebu Hureyre'de bir fakihdir.  Fakat Muaviye ve benzerleri  yararına  uydurduğu hükümlerin  ve  İslam'a   verdiği   musibetlerin  sayısını  ve  boyutlarını  Allah  bilir."  (3)      İşte  elimizdeki  tercüme  eserin  cümlesi bu!.  Aslından  ise  haberimiz yok. Oysa aslında daha ağır   ifadelerin kullanıldığını, duymakta ve bilmekteyiz! Mütercimler bazı yerlerini yumuşatarak,  bazı  yerlerini   makaslayarak  terceme  ediyorlarmış!   Bizim   için   şu bir cümle; cümle sahibinin  nasıl  bir  zihniyete sahip olduğunun  açık  bir  alametidir.  Hani   günümüzde ki   Şiiler değişmişti? Hani eskileri gibi değillerdi?  Bazı kuş beyinli ve kiralık kafaya sahip olanlar "Hani  bu  kitapta ne var?   Büyütülecek   kadar   göze  çarpan  bir  hata yoktur." derler.  Oysa bu cümle çok korkunç   bir   iftiranın ve korkunç bir zihniyetin devamı olduğunu akıllara  getirmektedir.  Anlayana sivri sinek saz, anlamayana   davul zurna  az.    Hem de o büyük  sahabe  hakkında!   Ayrıca  bu kitaba bakarsanız bir hayli  nakil   "El-Kafi" isimli   kitaptan verilmiştir.
 

Peki   İmam Humeyni, Ebu Hureyre (ra)  gibi bir zatı yalancılıkla suçlarken, dünyanın  en  büyük  yalancısı  ve  iftiracısı   olan Kûleyni'ye   nasıl   güveniyor?   Tezat değil mi?  Onlara  göre  elbette değil. Zira Küleyni, büyük Şia hadis alimidir. Şiiliği  savunmaktadır.    Halbuki  kendi  alimlerinden  dahi bu adamın  uydurma  bilgileri, hadis diye kitabına doldurduğunu  açıkça  beyan  etmişlerdir.   Hadis  diye uydurup   İmam Ca'fer-i Sadık  (Rh.a)'a  isnad  ettiren bu  adama   nasıl  itimad  edilir?   Gelin  görün ki  halâ bu kitap  kaynak  eser  diye  elden  ele  dolaşmaktadır.   Bu olayda şuna şahitlik etmektedir. Bu adamlar kendi mezheplerinden ve görüşlerinden en ufak bir  taviz  vermeden  devam  etmeyi düşünüyorlar. Adı geçen kitabın Rafızı  mütercimi, kitapa  şöyle  bir  dip  not  düşmüş:  "-Kafi, İmamiyye  Mezhebinin  başta  gelen  hadis  mecmualarındandır."   (4)

(1)-İmam-ı  Rabbani,Mektubat, C. I ,Sh:l98,Mek :66. C. I, Sh: 180, (Çev:A.Akçiçek)

(2)-Muhibbuddin Hatib, El-Hutut-ul Arıza Liş-şiatil-îsney Aşeriyye, Sh:25-26-27. 

(3)-İmam Humeyni, İslam'da Devlet, Sh: 179-180, İst.I99l. 

(4)-İmam Humeyni,  İslam'da Devlet, (Mütercimin Dip notu) Sh:60. 

 
Etiketler: İslami, Kavramlar:, SAHABE, (4),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -5-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -4-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 1-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ZARURİ BİR AÇIKLAMA
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -1-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -8-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -7-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -6-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -5-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -4-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -3-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -2-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -1-
29 Haziran 2016
Ölen Kafire Dua Edilir mi?
29 Haziran 2016
Keffarette Delilimiz HADİS'TİR
29 Haziran 2016
Halimizden memnun muyuz!.
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (11)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (10)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (9)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (8)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (7)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (6)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: CEMAAT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: Cemaat (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavrmlar: CEMAAT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: SAHABE (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (3)
12 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (2)
10 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (2)
09 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (1)
13 Nisan 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (1)
09 Nisan 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (5)
31 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (4)
25 Mart 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (4)
20 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (3)
10 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (2)
27 Şubat 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (1)
25 Şubat 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (5)
25 Aralık 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (3)
24 Kasım 2014
İsami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (2)
24 Ekim 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (1)
24 Ekim 2014
Selefilik Şia ve Vahdet
Haber Yazılımı