Yazı Detayı
25 Mart 2015 - Çarşamba 12:49
 
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (4)
Nizameddin Demir
abdullahaziz@islammedya.com
 
 

İşte insanların yerine getirmeleri  gereken  vazifeleri  Allahü Teala (c.c) hatırlatıyor ki; "Kıyamet günü:  Bizim bundan  haberimiz yoktu" demesinler.  O gün  öyle  bir  mazeret  ileri sürmesinler. Burada dikkati çeken bir husus vardır, o da şudur : İnsanlarla  Allahü Teala (cc) arasında  tahakkuk  eden mukavelenin,  sözleşmenin,  ahidleşmenin  yalnız müslümanların ruhları ile değil, bütün insanların ruhları  ile yapılmış olmasıdır.   Tevhid   mücadelesi  tarihînde  bütün  Rasüller,  Nebiler  yanların da  getirdikleri kitaplarla bu ahidleşmeyi,  sözleşmeyi,  senetleşmeyi   hatırlatarak  Allah  (cc)'a kulluk etmelerini, Tağuta  kulluktan   kaçınmalarını   ve  Tağut'un   hükümlerini   reddetmelerini tebliğ etmişlerdir. Nitekim  bu hakikati  Allahü Teala (c.c) Kur'an-ı Kerim'de şu ayet-i kerimeyle beyan etmiştir: "İnsanlar tek bir ümmetti. Ayrılmaları üzerine Allah, rahmetinin müjdecileri ve azabının habercileri olmak üzere peygamberler gönderdi ve beraberlerinde hak ile ilgili kitap indirdi ki, insanların, aralarında ihtilaf ettikleri şeyler hakkında hakem olsun. Bunda da sırf o kitap verilenler, kendilerine bunca deliller geldikten sonra tuttular, aralarındaki hırs ve kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah kendi izniyle, iman edenleri, onların hakkında anlaşmazlığa düştükleri hakka, ulaştırdı. Allah, dilediğini doğru yola iletir."  (19)  

"Çünkü bütün peygamberlerin insanlara; “Allah’a ibâdet edin, tâğuta kulluktan kaçının.” (20)  diye tebliğat yaptıkları âyetlerle sâbittir. Tâğutun hükümlerini inkâr etmeyen ve tâğutî güçlerle mücâdele vermeyen kimse, ne kadar âlim olursa olsun, “müsteşrik”  çizgisini asla geçemez." (21)  

 Bu hatırlatmanın sebebi ne içindi?    Elbette;  "Bizim bundan haberimiz yoktu" dememeleri  içindi!  Yine  diğer bir ayet-i celilede Rabbimiz  şöyle buyurmuştur: "İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler.... "   (22)

      Bu nokta da bir gerçeği  hatırlatmadan  geçemeyeceğim.  Tağut'a  kulluk etmede  kusur etmeyen   inkarcı keferelerin, mü'minlere  "GERÎCÎ"  kelimesini  kullanmaları bize  öyle  geliyor ki  tesadüfi  değildir.   Bizler, ruhlar aleminde verdiğimiz söze bağlılığımızı   "La ilahe illallah" diyerek  ikrar ediyoruz.   Bizler  mü'min  olduğumuzu  ve  iman  etmekle  iftihar  ettiğimizi  beyan ediyoruz.  Mü'minlerin bu dünyadan öte bir de ebedi kalacakları selâm yurtları (Daru's-Selam) vardır.  İnkarcıların mü'minlerden ileri olduğu tek mekân vardır,  o da Cehennemdeki ateşin derinliğine   daldıkları mesafedir.  Dolayısıyla bu ilericilikleri de tesadüfi olmasa  gerek!!!  Misak ayet-i kerimesinde yüce Allah (c.c) Hz.Adem (a.s)'den  günümüze  ve  bundan  sonrada  kıyamete  kadar  yaşayacak   tüm  insanlara öyle bir hatırlatma yapıyor ki,   akıl   sahibi  hiç  bir  insan  bu  hatırlatmadan  yakayı  kurtaramıyor. Benim bu sözleşmeden haberim yok, diyemiyor.

     İşin  aslına  ve  esasına  daha  geniş  bir zaviyeden   bakacak   olursak,  sanki  Allahü  Teala (c.c)  insanoğlunun   ateşe  girmemesi  için  her türlü  uyarı  ve  ikazları  yapmış, kilometre taşlarını dikmiştır!   Rabbini  tanımadan   hayatını  sürdürmeğe  çalışan   ve  gelebilecek  tüm  uyarılara  karşı kulaklarını  tıkayan  Fir'avuni   kültüre  hayran  cahiliyye  insanları,  bu  hatırlatmayı  duymamak  için  adeta  çırpınmaktadırlar!    

   İnsanoğlunun çok  cahil  ve  zulümkâr  olduğunu   bizzat Allahü Teala (c.c)  kitabında  beyan etmiştir:  "O (insan) gerçekten çok zalim ve çok cahildir.(23)    Öyle ya, bir damla  sıvıdan  meydana  gelen insan, ruhlar alemini unutabilir.   Ruhlar  aleminde  verdiği  söze  bağlı  kalmayabilir.  Hatta isyan  edebilir, hevasını ilah edinip   nimetlerin sahibini unutabilir, her şeyi  bir kenara itip  tağutluk  taslayabilir.   İşte böyle bir  insan, nefsini  ilahlaştırınca   gerçek   ilaha  ihtiyaç  duymayabilir!  Bu  tuzaklar nice insanları helak etmiştir!   Bu hastalıklar yalnız  inkarcı müstekbirler için değil,  mü'minler içinde geçerlidir. Makam için dinini,  şehvet için imanını  satanlar  olmamış mıdır?  Dünya  için  ahiretini,   şöhret için şahsiyetini  satanlar  olmamış mıdır?   Elbette çok olmuştur! Bel'am  bin Baura tarihin  canlı  şahitidir.  

 "Bel'am bin Baura" Musa aleyhisselam zamanında yaşamıştı. İsm-i a'zam ı biliyor, her duası kabul oluyordu.   İlmi ve ibâdeti, o derecede idi ki, sözlerini yazıp istifâde etmek için, ikibin kişi hokka, kalem ile yanında bulunurdu. Belka şehrinin valisi Zalim hükümdar  Belak; Hz. Musa (aleyhisselam)’nın askerlerinin şehre girmemesi için, dua etmesini istedi. Ölüm ile tehdit etti,   beddua  etmediği takdirde onu idam edeceğini söyleyerek idam sehpası kurdurdu.  Can korkusu ile,  Karısının; "Eğer bu kavmin topraklarımızdan gitmesi için dua etmezsen senden ayrılacağım!" diye tehditte bulunması  üzerine ve halkın verdiği rüşvete aldanarak, Musa aleyhisselama beddua etti. Akabinde dili göğsüne kadar sarkıp yapıştı.  Musa aleyhisselamın askerleri tarafından öldürüldü. 

 Bel’am, Allahü Teâlâ (c.c)'nın  bir  harâmına, az bir meyl etdiği için, îmânsız gitdi. Kur'an-ı Kerim'de A'raf suresinin 175. ve 176. ayet-i kerimelerinde soluyan köpeğe benzetildi. "Onun gibiler köpek gibidir." sözü, dillerde darb-ı mesel kaldı.   Velhasıl,  Bel'am bin Baura, Allahü Teala (c.c)'nın kendisine ihsan ettiği nimetlerin kıymetini bilmedi, irade-i cüz'iyyesini şeytanın ve kötü insanların istekleri doğrultusunda kullandı,   nefsin ve şeytanın saptırmasıyla, dünya malına ve kadına meylederek yeni hileler peşine düştü ve imansız öldü." 

Görenedir  görene,  köre   nedir  köre  ne?   Bu  dünyanın  imtihan  alanı  olduğunu  unutmamak dileğiyle.

 
 

 KAYNAKLAR

 

(19) Bakara Suresi, 213.

(20) Nahl Suresi, 36. 

(21) Y. Kerimoğlu, Kelimeler Kavramlar, sh:.316.  

(22) Yunus sûresi:19.  

(23) Ahzab sûresi:72.

 

 
Etiketler: İslami, Kavramlar:, AHD-İ, MÎSAK, (4),
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -5-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -4-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN İMAMET HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 1-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ - 3-
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -2-
29 Haziran 2016
ZARURİ BİR AÇIKLAMA
29 Haziran 2016
ŞİA'NIN SAHABE HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ -1-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -8-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -7-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -6-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -5-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -4-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -3-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -2-
29 Haziran 2016
EHL-İ BİD'A FIRKALARDAN ŞİA -1-
29 Haziran 2016
Ölen Kafire Dua Edilir mi?
29 Haziran 2016
Keffarette Delilimiz HADİS'TİR
29 Haziran 2016
Halimizden memnun muyuz!.
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (11)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (10)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (9)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (8)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (7)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (6)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SALÂT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: CEMAAT (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: Cemaat (3)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: CEMAAT (2)
29 Haziran 2016
İslami Kavrmlar: CEMAAT (1)
29 Haziran 2016
İslami Kavramalr: SAHABE (5)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (4)
29 Haziran 2016
İslami Kavramlar: SAHABE (3)
12 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (2)
10 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (2)
09 Mayıs 2015
İslami Kavramlar: SAHABE (1)
13 Nisan 2015
İslami Kavramlar: Millet Sistemi ve Irkçılık (1)
09 Nisan 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (5)
31 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (4)
20 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (3)
10 Mart 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (2)
27 Şubat 2015
İslami Kavramlar: ŞEFAAT (1)
25 Şubat 2015
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (5)
25 Aralık 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (3)
24 Kasım 2014
İsami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (2)
24 Ekim 2014
İslami Kavramlar: AHD-İ MÎSAK (1)
24 Ekim 2014
Selefilik Şia ve Vahdet
Haber Yazılımı