Haber Detayı
15 Ocak 2016 - Cuma 00:23 Bu haber 871 kez okundu
 
Molla Dadullah Röportajı - VİDEO -
Ülkemizi işgal eden yabancı işgalci güçler, burada kalıcı olabilmek ve emellerini gerçekleştirebilmek için yollar arıyorlar. Bunun için ki ABD peşinden NATO'yu da buraya sürükledi. Geçtiğimiz 5 senede onların düşündükleri gibi Afganistan'ın tamamını kontrol altına alamadıkları için buna başvurdular.
Dünya Haberi
Molla Dadullah Röportajı - VİDEO -

"Müslümanlar Cihadı Desteklemelidir"

 



ABD'nin Afganistan işgali boyunca adını sık sık nice kahramanlık hikayeleri ile duyduğumuz, bundan sonra ise ABD'nin hava saldırıları sonrasında şehid olan ünlü Taliban Komutanı Molla Dadullah ile 2006 yılında yapılan bu meşhur röportajı, siz kıymetli takipçilerimizle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz...Molla Dadullah'ın savaş sebebiyle Pakistan'a hicret eden ailesi de, Pakistan Hükümeti tarafından tutuklanmış, evlerine yapılan bir baskın sırasında kardeşlerinden birisi de Pakistan Devleti tarafından şehid edilmiştir. Molla Dadullah bir bacağının dizinden aşağısını cihad sahalarında kaybetmiş, ve ömrünün sonuna kadar protez bacak ile Afganistan Dağlarında Taliban Mücahidlerine komutanlık etmiştir.

Molla Dadullah (rhm) Röportajı

Bismillahirrahmanirrahim... Allah'a hamd. Rasulullah'a (sav) salat ve selam ederiz. Es Sahab Medya birimi olarak, İslami İmarat'ın Askeri Emiri Molla Dadullah ile yaptığımız bu mübarek röportajı ümmetimizin hizmetine sunmaktayız...
 
Bu röportaj, kendisinin bizi ziyaret ettiği süre içerisinde, El Kaide mücahidlerine ait merkezlerden birinde, Afganistan topraklarında gerçekleştirilmiştir.
 
Evvelen şahsınıza Afganistan'daki son durum ile ilgili soru sormak istiyorum...
 
Allah'a hamd olsun, sizin de bildiğiniz gibi, bu vakte kadar birisi "Afganistan" kelimesini zikretse, hiç kimse onunla ilgili birşey bilmezdi. Ne adı, ne de haritadaki yeri bilinirdi... Allah'a hamd olsun ki artık herkes bunları öğrendi. Bugün 50 ülkenin, kendisiyle savaşmak için topladığı bir ülke haline geldik.
 
Lakin onların ellerindeki bu büyük kuvvetlerine rağmen, Taliban mücahitleri onlara büyük yenilgiler  tattırıyorlar. Ayrıca onları bir çok bölgeden de geri çekilmeye zorluyorlar. Bugün ya da yarın mutlaka onlar yenilgi ve zillet içerisinde ülkemizi terk edecekler..
 
Ülkemizi işgal eden yabancı işgalci güçler, burada kalıcı olabilmek ve emellerini gerçekleştirebilmek için yollar arıyorlar. Bunun için ki ABD peşinden NATO'yu da buraya sürükledi. Geçtiğimiz 5 senede onların düşündükleri gibi Afganistan'ın tamamını kontrol altına alamadıkları için buna başvurdular.
 
Onlar, yenilmekte oldukları gerçeği ile yüzleştiler. NATO da, aslında bu işgalin bir parçası olduğu için pişman oldu. Sürekli Taliban'la ateşkes yapabilmek için yollar arıyorlar. Böylece bu çıkmaz durumdan kurtulmaya çalışıyorlar. Çünkü onlar bu topraklarda geçmişte olduğu gibi şimdi de yenileceklerinin farkına vardılar..
 
Bir askeri emir olarak, Haçlı kuvvetlerinin Afganistan'ın güney vilayetlerini tamemen terk etmesinin yollarını nasıl görüyorsunuz ?
 
Hem Amerikalılar hem de İngilizler, güney vilayetlerinin tamamını henüz terk etmediler. Köylerden ve kasabalardan çekildiler. Vilayet merkezlerinde ise, oradaki itibarlarını diri tutabilmek için küçük kuvetler bırakarak çekildiler. Mücahidlerin bölgedeki saldırıları ise, aynı şekilde artarak devam ediyor.
 
İşgalçi kuvvetler Allah'ın izniyle hergün hızla öldürülüyor. Bu durumdan ötürü de ciddi manada canları  sıkılıyor. Kısa süre sonra, şehir merkezlerinden de ayrılmaya başlayacaklar. Kısa süre sonra Allah'ın izniyle..
 
Mücahidlerin emiri Molla Muhammed Ömer (hfz.) ile ilgili bir çok şeyi halihazırda biliyoruz. Kendisi Mücahidlerin operasyonlarını nasıl yönetiyor bizi bilgilendirir misiniz?
 
Allah'a hamd olsun ki, Müminlerin Emiri'nin bir çok vilayette, tecrübeli ve üstad kademesinde komutanları var. Kendisi nice emirler/komutanlar yetiştirdi. Bu kişiler her daim onu işitir ve itaat ederler.  Her daim 
ondan gelecek emirleri beklerler ki, olabilecek en verimli yollardan bu emirleri uygulayabilsinler...
 
Sizin de bildiğiniz gibi, mücahidlerin uyguladığı İstişhad Operasyonları gün geçtikte şiddetlenerek artıyor. Ümmetin gençlerinin bu operasyonları sahiplenmesi ve sayılarının da giderek artmasının sebeplerini siz nasıl görüyor ve değerlendiriyorsunuz ?
 
Sayının giderek artmasının sebebi bellidir. Müslümanlar, dünyadaki küfür devletlerinin, kendilerini terörize  eden nice silahlara (nükleer silahlar gibi) sahip olduğunu biliyor. Ve mücahidler sürekli olarak bu silahlara  ve süper güçlere nasıl karşı koyabileceklerini düşünüyorlar. 
 
Herkesin bildiği, tarihin de şahitlik ettiği gibi, müslümanlar nice zamanlarda kafirlerin güçlü silahlarına karşı kısıtlı imkanlarla mücadele ettiler. Allah'a hamd olsun ki galip te geldiler. Genç ve samimi müslümanlar, bu büyük silahlara karşı koyabildiler.  Şimdi de gençlerimiz bunu, istişhad ameliyeleri ile yapmaktadırlar.
 
Böylece müslümanlar da o nükeleer silahların caydırıcılığını yakalayan bir silah elde etmiş oldular. Gençlerimiz Afganistan'da ve Irak'ta bu operasyonların bıraktığı etkileri gözleriyle gördüler ve bu işe canla başla koyuldular. Bu operasyonlar, kafirlere de nice acılar tattırmaya muktedir oldu.
 
Böylece kafirlere, daha önce tasavvur edemeyeceğimiz acılar tattırabildik. Böylece onlar da kendilerini  bu operasyonlardan nasıl koruyacaklarını bilemez bir hale geldiler. Gençlerimizin üstlendiği bu görev sebebiyle bizim kalplerimiz mutmaindir. Bu operasyonlar, İslam'ın hakkı olan operasyonlardır...
 
Haçlıların bu savaşta verdikleri kayıplarla ilgili ne düşünüyorsunuz ?
 
Şüphe yok ki medya bugün düşmanlarımızın kontrolündedir. Onlar hiç bir zaman gerçek kayıplarını açıklamazlar. Onun yerine siz, bir İstişhad Operasyonunda kaç tanesinin öldüğünü bir tasavvur edin... 50-100 kişi bir tek operasyonda ölüyor... En küçük bir operasyonda 10 ile 20 arası asker öldürüyoruz.
 
Savaşın doğal kaidesidir ki, Kemini (pusuyu) kuran taraf her zaman daha az kayıp verir. Onun içine düşen ise, en büyük kaybı verir. Bizim gazvelerimiz hep böyledir. Bizim bir İstişhad Operasyonu yapan mücahidimize karşı, onlardan kaç kişinin öldüğünü bir tasavvur edin... Nerden baksan 20 kişi...
 
Bilindiği üzere, güney vilayetleri haçlıların ayakları altında bir volkan gibi kaynamakta... Peki sizin  Afganistan'ın diğer vilayetleri ile ilgili de bir programınız var mı?
 
Güneydeki operasyonlar Allah'a hamd olsun ki artarak sürüyor. Ayrıca bizim diğer vilayetlerle ilgili de belirli programlarımız var. Bu programlar da şu an yürüyorlar. Biz operasyonlarımızı gerçekte Afganistan'ın kalbine, Kabil'e yaymak istiyoruz. Böylece Kabil'deki Amerikalıların ruhları sarsmayı amaçlıyoruz.
 
Genelde tüm Afganların, özelde ise mücahid Afganların Danimarka basınında çıkan Rasulullah'ın (sav) karikatürleri ilgili reaksiyonları nasıl oldu...
 
Danimarka'da basılan o resimler, Rasulullah'a (sav) karşı işlenmiş bir hakarettir. Ve bu acı ve ardniyet yüklü bir haberdir. Ve işlenen bu kirli suçun neticesinde, ben dahil 200 tane mücahid kendi ismini İstişhadçıların  listesine kaydettirdik. Buna, onların günahla dolu bu amelleri sebeb oldu. 
 
Afgan halkı da aynı zamanda bu kötülüğe karşı seslerini yükselttiler. Lakin mevcut kukla rejim ise, onları susturabilmek için bir çok yönden baskı kurmaya başladı.  Onlara karşı şiddet uygulamaya koyuldu. 
 
Haber ajansları, Kabil'deki kukla rejimin Taliban ile bir ateşkes anlaşması yapacağını duyurdular. Bu iddianın hakikati nedir ?
 
Taliban'la yapılacağı söylenen ateşkes ile iddiaların hiç bir temeli yoktur.  Ancak izzeti olmayan ve hayasız biri Kabil rejimi ile ateşkes yapabilir. Hele ki bizim bacılarımız hala o zindanlarda esir bir halde iken... Hal böyleyken kim gidip Amerikalılar ya da onların kuklaları ile görüşebilir ?
 
Esirlerimize, onların kıyafetlerini çıkararak muamele eden, Rasulullah'a (Sav) hakaret eden, Kuran'ı aşağılayan, dinimize ve alimlerimize eziyet eden, kadınlarımızı zillete gark eden kuklalarla neyin ateşkesini yapacağız? Bu mümkün olmayan bir şeydir. Bunu kabullenmek dahi imkansızdır.
 
Siz de şahit olun ki, kim çıkıp böyle bir iş yapmak isterse, biz onu Amerikalılarla birlikte olmuş olarak göreceğiz.
 
Mücahidlerin zaferlerine şöyle bir bakarsak, İslam Ümmetini, İslam İmaratının tekrar gelmekte olduğuna dair müjdeleyebilir miyiz?
 
Evet. Allah bizi muzaffer kılacağına dair bizlere söz verdi. Ve o bizleri muhakkak muzaffer kılacaktır. Bizler Afganistan'da tekrar İslam İmaratnın kurulacağına inanıyoruz. Aynı anda tüm dünyaya yayılacağına da ... Allah'ın kanunlarının ikame edileceği konusunda bizler çok ümitliyiz.
 
Müslümanların, mücahidlere karşı duyduğu sempatiyi gördükçe, umutlarımız daha da artıyor. Bunlar çok güzel işaretler. Cihad kelimesinin adını unuttuğumuzdan beri, uzun yıllardır içinde olduğumuz uykudan sonunda ümmet olarak uyanmaya başladık. Bugün tüm Afgan halkı çevresine cihad çağrısı yapıyor.
 
Böylece çok daha aktif ve cihada hazırlık yapan bir jenerasyon yetişmeye başladı. Bu özümüze dönüşün ve İslam İmaratını tekrar kuracağımızın bir emaresidir. 
 
İslam İmaratı tekrar kurulduğunda, muhacir müslümanlara/mücahidlere karşı olan duruşunuz nasıl olacak?
 
Allah'a hamd olsun, İslam İmaratı, muhacir mücahidlerin emniyeti için ellerinden geleni yapmaktadır. Onların hayatı ve emniyetleri için daha da fedakarlık yapmaya hazırdır. Artık İslam İmaratı artık tekrar dirilişe geçti.  Yeryüzü yetersiz kalsa, biz kendi bedenlerimizi onlara barınak yapar, gene onları koruruz.
 
Canlarımız ve mallarımızla onlara destek olmalı, işbirliği yapmalıyız. Kanımızla da olsa onlara yardım etmeliyiz.
 
Müslümanların işgalci kafirlere karşı olan mücadeleleri ile ilgili olarak onları bu konuda bilinçlendirmeliyiz. Genel olarak müslümanların durumunu nasıl görüyorsunuz?
 
Tıpkı Rasulullah'ın (sav) müslümanların zayıfladığı vakitlerle ilgili zikrettiği gibi,  "...Sizler sayıca üstün olacaksınız, ama bir akarın üzerin üzerindeki çerçöp gibi olacaksınız. Bunun sebebi de dünyayı sevmeniz ve ölümü sevmemeniz olacaktır."  Şüphesiz ki bu hadis, günümüzde gerçekleşmektedir.
 
Bu çağda insanlar artık hayatı sevmeye, ölümden ise nefret etmeye başladılar. Bunun sebebi de, amellerin Allah'ın emrettiği doğrultuda gerçekleşmemesidir. Bu sebepten ötürü onlar ölümden korkar oldular. Şu mücahidlere bir bakın... Onlar şehadetin ve ölümün çağrısına şeksiz bir şekilde icabet ettiler.
 
Onlar ancak şehadet ile mutlu oluyorlar... Çünkü onlar amellerini Allah'ın emirlerine göre tanzim ediyorlar. Bu yüzden Allah onları cennetlerle, hurilerle müjdeliyor. Sonsuz nimetler vaad ediyor. Ve netice Allah c.c. onlara kendi vechini görmeyi vaad ediyor. 
 
Lakin bugün müslümanların amelleri, kendilerinden ziyade Amerikalıların amellerine benziyor. Şu etrafınıza bir bakın... İçlerinden kaç tanesi müslüman kıyafeti ile geziyor? Kaç tanesi müslümanların yolunu izliyor? Sakalını uzatıp bığını kısaltan var mı? Artık herkes batılılar gibi giyinip kuşanıyor...
 
Kanunlarını batılı kanunlardan alıyorlar... Bunlara sebep hep bir umursamazlık hali ile yaşıyorlar.  Hayatlarında cihad diye bir şey malesef yok. 
 
Mücahidlerin medya çalışmaları ile ilgili olarak ne düşünüyorsunuz? Bu konuda onlara ne nasihat etmek istersiniz ?
 
Onlar bu yolu seçmekle iyi bir tercih yaptılar. Çünkü medya bugün kafirlerin ellerinde ve kontrolünde... Onlar bizle ilgili de yayınlamak istedikleri herşeyi yayınlıyorlar. Bu müslümanlara karşı bir silah gibi... Kardeşlerimize, kafirlerin zulmünü tüm dünyaya ilan eden yayınlar yapmalarını nasihat ederim...
 
Onlar ki gelip topraklarımızı işgal ettiler. Bir sürü yanlış bahane öne sürdüler. Asıl niyetleri olan "İslam ile savaştıkları gerçeğini" gizlediler. Bunun yerine topraklarımıza emniyet, istikrar vs getirdiklerini söylediler. Müslümanları katletmenin adını "emniyet" koydular. Bombardımanın adı "inşaa etmek" oldu. Bizler de mücahidlerden, onların bu yalanlarını bertaraf etmelerini istiyoruz. Tüm dünya insanlarına onların bu kötü işlerini açık etmelerini istiyoruz.
Müslüman kardeşlerinize olan mesajınız/nasihatleriniz nelerdir ?
 
Müslümanlara nasihatim, herbirimiz, Allah'ın c.c. kanunları ile yönetilmemiz gerektiğini bilmeliyiz. Herbirinize bu uğurda cihad etmenizi nasihat ederim. Zira bu sizler için farz olan bir ameldir. Günümüzde bir çok müslüman bu amelden geri kalıyor.
 
Bizim yanımızda birisi, öğle ve ikindi namazlarını kasten terk etse, biz ona münafık hükmü veririz. Bugün dünyanın heryerinde nice müslümanlar Farz olan cihadı terk ediyorlar. Siz düşünün ki biz onlara ne demeliyiz? Şayet siz gerçek müslümanlarsanız, o zaman İslam'ın gereklerini yerine getirmelisiniz.
 
Zindanlarda esir olan müslüman kadın ve erkekleri düşünsünler. Şayet mübarek Rasul'un risaletini tasdikliyorlarsa, bilsinler ki kafirler ona hakaret ediyor... Kuran'a inanıyorlarsa, bilsinler ki kafirler onu ayakları ile çiğniyorlar. Nisbet yaparcasına da "İşte bu (ayağımızın altındaki) sizin kitabınız" diyorlar...
 
Şayet kendiniz için endişeleniyorsanız, bilin ki kafirler sizi aşağılamak ve malub etmek için birleştiler. Şayet buna inanıyor bunları biliyorsanız, bir mücahid gibi ayaklanın, öne çıkın. Tıpkı ABD ve İngiltere'nin müslümanlara karşı ayaklanıp birleştiği gibi.
 
Onlara diyoruz ki; "Şayet siz müslümansanız, söylediğiniz sözü tam olarak yaşayın ve mücahidlere yardım edin. Canlarınızla olmazsa mallarınızla edin. İmkanınız var ise dilinizle, sözlerinizle yardım edin. Şayet bunların hiçbirisine güç yetiremiyorsanız da, mücahidlere karşı en azından düşmanlık beslemeyin."
 
Allah sizi korusun... Siz de biliyorsunuz ki alimler nebilerin varisleridirler. Sizin buradan Müslümanların alimlerine has olarak bir mesajınız var mı?
 
Rasulullah'tan (sav) rivayet edilen bir hadiste, fitnenin zahir olduğu dönemlerde, ilmi - hakkı – gizleyen alimlere Allah'ın c.c., Rasul'unun (sav) ve meleklerin laneti layık görülmüştür. Ben herkesin bu hadisi fehmetmeye çalışmasını istiyorum. Alimlerin görevi, hakkı insanlara beyan etmektir.
 
Zira Allah c.c. onlara cihad ile ilgili hükümleri öğretti. Onun farz olduğunu öğretti. Onlar bunu insanlara Allah'ın emrettiği şekilde beyan etmelidirler. Ağızlarını kapalı tutmamalıdırlar. Ölümden ya da esaretten korkmamalıdırlar. Bizler için zindanlar birer medrese mesabesindedir ve bizim için bu övünülecek bir şeydir.
 
Çünkü aslında bu dünyanın kendisi müslüman için bir zindandır. Kafirler için ise bir cennettir. Lakin onların sonu ahirette cehennem ateşidir. Müslümanlar ise bu dünyada sıkıntılar çeker, zindanlarda kalır. İşkenceler görür, yurdundan çıkarılır. Kaçak yaşamak zorunda kalır. Lakin ahirette Allah ona cenneti vaad eder.
 
Bizler Allah'ın ahkamından bildiklerini insanlara anlatmaktan çekinmeyen alimlerimize sonsuz saygı duyuyoruz. Onlara dua ediyor ve izlerini takip ediyoruz.
 
Ümmetin gençlerine yönelik bir nasihatiniz var mı?
 
Gençlerimize, hak yol üzere olan gençler olmalarını tavsiye ediyoruz. Kendilerini bu ümmete adamalarını nasihat ediyorum. Gençliklerini, Allah ve Rasulune olan muhabbet ile geçirmelerini niyaz ediyorum. Allah bu gençlerimizin kafirlerle karşı karşıya gelmelerini nasib etti.
 
Kuran ayetlerinin bir çoğunda ve anlatılan kıssalarda, kafirlerle yüzleşen gençlerin hallerinden bahsedilir. Bizler de asrımızın gençlerine kafirlere karşı mukabele etmelerini nasihat ederiz. Onlar böyle yaptıkları sürece, gerçek manada birer İslam Genci olmuş olacaklardır.
 
Onlara caiz olmayan, şer'an meşru olmayan işler yapmamalarını nasihat ederim. Her halükarda onlar, İslamın Şiarlarını ihya etmekle mükelleftirler.
 
Müslüman iş adamlarına/tüccarlara has olmak üzere bir nasihatiniz var mıdır ?
 
Müslüman tüccarlara, Allah'ın kendilerine verdiği malları, gene Allah yolunda harcamalarını nasihat ederim. Nitekim bir gün muhakkak ölüm gelip çatacaktır. O gün sizin mallarınızdan geride ne kaldıysa, hepsi çocuklarınıza ve torunlarınıza kalacaktır.
 
Öyleyse mallarınızı boş işlere, sinema vs gibi kötü yerlere harcamayın. Her bir tacir, kazandığı malını, ölüm kendisine gelmeden önce güzel işlerde harcamalıdır. Allah kimseye  gücünün yettiğinden fazlasını emretmez. Gün gelir 1 tek kuruş dahi sizin cennete girmenize sebep olabilir.
 
Öyleyse sizler de mücahidlere yardım etmelisiniz. Onların silahlarını temin etmelisiniz. Böylece kafirlere karşı mallarınızla mukabele etmiş olursunuz.
 
Allah sizi hayırla mükafatlandırsın. Bizlere bu güzel mekanda naif şahsınızla görüşme fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederiz. Allah sizi hayr ile mükafatlandırsın.
 
 Murad Gündoğan tarafından islahhaber.net için tercüme edilip hazırlanmıştır...

Kaynak: (Islah Haber) - Islahhaber.NET Editör:
Etiketler: Molla, Dadullah, Röportajı, -, VİDEO, -, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı