Haber Detayı
06 Aralık 2017 - Çarşamba 14:21
 
MEDYA MENSUPLARI İLE KUDÜS'Ü KONUŞTUK
ABD Başkanı Donalt Trump'ın ABD'nin İsrail Büyükelçiliğini Telaviv'den Kudüs'e taşıyacağına dair yaptığı açıklamaya ilişkin Medya Mensuplarının düşünce ve yorumlarını sizler için derledik. Yazarımız Aziz Terzi'nin ayrıntılı forum dosyasını sizlerle paylaşıyoruz.
Sivil Toplum Haberi
MEDYA MENSUPLARI İLE KUDÜS'Ü KONUŞTUK

ABD’nin Kudüs’ü Başkent Yapma Girişimi hakkında ne düşünüyorsunuz?


Adana Haber Genel yayın Yönetmeni Hüseyin Bayrak:

İnsanlığın ve  dinlerin ortak mirası olan Kudüs’ün İsrail için başkent yapılma girişimi ABD’nin bölgede yürüttüğü bir psikolojik savaş stratejisidir. Sınırların değiştirildiği büyük savaşların arefesinde olduğumuz hassas bir dönemden geçiyoruz. Bu denli hassas bir ortamda Kudüs için atılacak adımlar da stratejik ve akıllı adımlar olmalıdır. Eğer bu mücadeleyi akıllı bir perspektif ile sürdürmez isek yine kaybeden taraf olmamız kaçınılmaz olur. ABD’nin yıllarca İsrail’in kontrolü altında olduğunu zaten biliyorduk. ABD’nin şaibeli başkanı TRUMP yaptığı son açıklama ile bu konuyu açık etmiş oldu.  

 

İsrail’in anladığı dil Ekonomik yaptırımlardır. Bundan sonra atılacak en önemli statejimizin düzenli mücadeleden ziyade düzensiz mücadele olduğunu düşünüyorum. Bu minvalde vatansız para kavramını gündemimize alıp tartışmalıyız  diye düşünüyorum. Kudüs benim için önemli diyen herkesin İsrail çıkarlarına hizmet eden alanlardan uzak durması gerekir. 



Sütun Haber genel yayın yönetmeni Metin Doğruyol:

 Kudüs'teki krizi bir kaç aylık süreçte yaşanan gelişmeler üzerinden değerlendirdiğimizde tarihi bir gerçeğe de şahitlik etmiş oluyoruz.

 

Bu gerçek Mescid-i Aksa'nın değil Kabe'nin tutsak olmasıdır. Müslümanların en kutsal mekanı Kabe ABD ve Siyonizm kuklaları tarafından yönetildiği sürece ve tam anlamı ile özgür olmadıkça Kudüs'te, Halep'te, Bağdat'ta, Ankara'da ve tüm başkentlerimizde sancılar artarak devam edecektir.

 

Onun için Müslümanların gözlerini hep beraber Kabe'ye çevirmeleri ve Mekke'deki ABD ve Siyonizm'in kukla egemenliğini yıkmaya odaklanması gerekmektedir." dedi

 

ÇukurovaNews.com Genel yayın Yönetmeni Aziz Terzi:  Kudüs, Müslümanların İlk Kıblesidir ve Esareti Mutlaka Bir Gün Bitecektir

İslam Ümmeti olarak birçok problemle uğraşıyoruz. Amerikan Başkanı Trump’ın Kudüs’ü gasıp Yahudi varlığı İsrail’in başkenti olarak tanımayı düşündüğünü açıklaması ile uğraştığımız birçok problemin yanında Kudüs gibi bir problemimiz/yaramız olduğunu da tekrar hatırladık Ümmet olarak…

 

Evet, Allah azze ve celle’nin “Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan çevresini mübarek kıldığımız Mescidi Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir." (İsra, 17/1)  dediği topraklar yarım asırdan fazla bir süredir, gasıp Siyonist İsrail tarafından işgal edilmiş durumda. Ve her geçen gün boyunca İslam Ümmeti olarak, fikren batılı kâfirlerin çözümlerine yaklaşıyoruz, her geçen gün sınırlarımız onların lehine azalıyor, mevzi kaybediyoruz.

 

Ümmetin liderliğini Hz. Ömer “… bu iş zor ve sorunlu bir iştir ve bir evden bir kurban yeter”diyerek tanımlamakla ne kadar doğru ve isabetli bir tarif getirdi. Bunu bir yere not edin. Az sonra ne demek istediğimi anlayanlar mutlaka çıkacaktır.

 

İslam İşbirliği Teşkilatı 1969 yılında kurulmuş 57 ülkenin oluşturduğu bir organizasyon ve 48 yıldır İslam ümmetinin hiçbir problemine çözüm üretememiş, yapısı itibari ile de çözüm üretmesi mümkün olmayan bir yapı. Çünkü alınan kararların hiçbir bağlayıcılık yönü bulunmamaktadır. Bunun bir çözüm yolu olarak gösterilmesinin ve yaşanan gerçeklerle ne kadar örtüştüğünün muhasebesini de Ümmet olarak bizler yapmak zorundayız.

 

Peki, ABD Başkanı Trump’un Kudüs’ü gasıp Yahudi varlığı İsrail’in başkenti olarak tanımasının Ortadoğu barış(!) Sürecini sekteye uğratacağı sözüne ne demeli. Ortadoğu’da nasıl bir barış süreci yaşanıyor? Biri bana buradaki barış süreci anlatmalı!

 

İsrail Kudüs’ü zaten doğal başkenti olarak görüyor. Eğer Kudüs bizim kırmızıçizgimizse diplomatik ilişkilerin askıya alınması için gerekçe zaten neşvünema etmiştir. Burada bir soru daha var.  Amerika, İsrail’in başkentini olarak Kudüs’ü tanımasın halinde biz neden sadece İsrail’le diplomatik ilişkilerin kesilebileceğini ilan ediyoruz? Asıl diplomatik ilişkileri askıya alınması geren Amerika’nın bizatihi kendisi olmuyor mu?

 

Velhasıl, Kudüs, Müslümanların ilk kıblesidir ve esareti mutlaka bir gün bitecektir. Bugün, İslâm’ın ilk kıblesi ve Müslümanların kutsal beldesi mübarek Filistin topraklarının kurtuluşu İslam Ümmetinin siyasi, ekonomik, beşeri, askeri güçlerinin birleştirmesi ile mümkün olacaktır. Bunun yolu ise Râşidî Hilâfetin ikame edilmesidir.

Son söz olarak “Hz. Ömer”…

 


Radyo Barış Genel Yayın Yönetmeni Elif TAŞÇI:

Kudüs Tüm Ümmet Cografyası'nı iIgilendiren Bir Meseledir. Ve Bizim Bu Konuda Sessiz Kalmamız Kabul Edilebilir Değildir. Ümmetin Ortak Paydası Olan Bu Coğrafya Hic bir Zaman Kendi Kaderine Terk Edilmeyecektir. Abd nin Almış Olduğu Bu Kararı Asıl Bizler Tanımamakla Birlikte, Son Nefesimize Kadar Kudüs'ün Yanında Olmaya Devam Edeceğiz.

 


Büyüksaat Gazetesi genel Yayın Yönetmeni Bekir Fevzi Yıldırım:

Şuanda toplumun 90’ı kadroya alınan taşeron işçileri ile ilgileniyor. Kadroya alınan taşeron işçileri konuştuğumuz kadar maalesef Kudüs’ü konuşmuyoruz. Önceliğimiz ideallerimiz, davamız mı olmalı yoksa geçici dünyevi kazançlarımız mı? Geldiğimiz bu nokta aslında sözün bittiği yer..

 

Elbette Taşeron işçiler konusu da önemlidir. Bunu küçümsemiyorum. Ancak önceliğimiz ideallerimizle bağlantılı olmalı diye düşünüyorum. Bu noktadan hareketle ne zamanki önceliğimiz Kabe ve Mescid-i Aksa olur, işte o zaman bir şeylerin düzeleceğine olan kanaatimiz daha da artar.

 

 

Şair-Yazar ve Ressam Recep Garip:  KUDÜS EBEDİYYEN BİZİMDİR.

ABD'nin KUDÜSÜ Başkent yapma çabaları asırlardır devam eden bir HAÇLI taarruzudur. Buna karşı Türk ve İslam Cografyası bu gune kadar nasıl kıyam halinde durmuşsa bundan böyke de duracaktır.

 

Kudüs mümindir-müslimdir öyle de kalacaktır. Ecellerine susamış olan Batı dünyasının teşebbüsleri sonuç vermez. Kazdıkları cehennem çukurunda ebeduyyen kalacaklardır. Çünkü insanlığın hak etmediği belaların musebbipleri Hacliların ittifakıdir..yani ABD'DİR.

 

Eceli gelince ne yapacaklarıni şaşırmışlardır. Kudüs Ilahı dinlerin ortak mirasıdir. Kavga değil barışa, kargaşa değil huzura ihtiyacı vardır insanlığın.

 

Ebrehenin fillerinin neye uğradığını bstılılar-haçlılar yeniden hatırlamalıdır.

 

KUDÜS EBEDİYYEN BİZİMDİR.

 

Barıştan anlamayanlar savaşı da kaybederler.

 

Araştırmacı Yazar Hayati Sedef:

Kudüs israil’in başkenti olur mu olmaz mı?

Olur olur merak etmeyin

En çok buna Türkiye karşı çıksada Israil'i ilk tanıyan Türkiye idi

Lafı eğip bükmeye gerek yok, bizden ne Israil karşıtlığı nede Filistin dostluğu çıkar Mavimarmara buna en büyük delildir

Kendimizi kandirmayalım

#KudüseSahipÇık

Suriye ırak Afganistan Arakan için bir şey yapmayanlar, KUDÜS için şahlanma ve sahiplenme egosu yaşıyor

Kudüs bizimdir, tıpkı şam bağdat kabil arakan grozni'nin bizim olduğu gibi
 



Düşünce Mektebi yazarı Veysel Tepeli: Kaybedilen Kudüs değil birliğimiz ve vahdetimizdir.

Kaybedilen Kudüs değil birliğimiz ve vahdetimizdir.

Bugün Müslümanlar bir olmadığı için (olamadığı için demiyorum) Kudüs elden gidiyor.

Kudüs Ümmetin turnusol kâğıdıdır; Ümmet bir ve diri olduğu dönemlerde Kudüs’te huzur oluyor ama Ümmet’te bir sıkıntı olduğu zaman Kudüs’te sancılar başlıyor.

Selahaddin Eyyubi, Kudüs’u Haçlılardan almak istediğinde coğrafyayı şöyle bir değerlendirir. Bir bakar ki Urfa’da bir beylik, Antep, Halep ve Şam’da birer beylik var.

Selahaddin Eyyubi “birlik olmadan Kudüs fetholunmaz”  diyor.  Ve Kudüs’ten önce bu beylikleri hepsini tek bir sancak altında topluyor.

İlginçtir ki bu birlik sağlandıktan sonra tek ok atılmadan Haçlılar Kudüs’ü teslim ediyorlar.

Bugün Müslümanların etnik ve mezhebi ayrılıklar içindeyken Kudüs’ün kurtulması hayaldir.

Bugün İsrail ve ABD’nin Kudüs’ü başkent ilan etme cesaretini bizim bu bölük pörsüklüğümüzden alıyor.

Kudüs’ün başkent ilan edilmesinin hemen ardından Arz-ı Mev’ud için büyük bir savaşa hazır olun.

Siyonizm’in 40 yıldır istikrarlı şekilde sürdürülen hain plan büyük oranda başarıya ulaştı:

Şii Sünni, Sufi Selefi, Türk Kürt, Arap Fars, Şucu Bucu olarak parça parça olduk. Ümmet birbirine bu kadar kinliyken diğer düşmanlar bu fırsatı kaçırmayacaklardır.

Dilerim Kudüs bizi uyandırır.

 

Aktivist -  Yazar Yaşar Yavuz:

ABD, Afganistan ile başlayıp Irak Suriye ile devam ettiği işgal sürecini Kudüs ile taçlandırmak emelindedir.

ABD’in İşgal ettiği coğrafya ya bakıldığında, aslında bütün mesele İsrail’in Arz-ı Mev'ud projesi üzerinden devam ediyor.

Geçmişte yaptığı işgal ve katliamların karşısında ümmet sessiz ve tepkisiz kalınca, ABD önce Ortadoğu’yu ateşe verdi ardında da bu küstah girişimde bulundu.

Bu plan bize bir kez daha gösterdi ki ABD aslında İsrail’in tetikçisi konumundadır.

Bugüne kadar bu coğrafyada yürütülen tüm projeler büyük İsrail hedefine hizmet için yapılmaktadır.

1.5 milyar İslam alemi, Donald Trump'ın Kudüs ile ilgili iddiasına karşı bugün ayağa kalkmazsa yarın çok geç olabilir!

Dikkat ederseniz Tramp bu iddia ile ümmetin Kudüs ile ilgili vereceği reaksiyon kapasitesini ölçüyor.

Ne yazık k, şimdiye kadar bu tepkiler söylemden öteye gitmiş değildir.

İslam alemi bütün bu yaşanılanları, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler gibi ABD ve İsrail’e hizmet eden zihniyetlerden ümidini keserek hareket etmelidir.

İşi söylemden bir adım öteye götürmelidir.

Çünkü Kudüs Müslümanların şeref ve izzetidir!

Biz biliyoruz ki, Müslümanlar şeref ve izzet olmadan asla yaşayamazlar!



TİME ANALİZ Genel Yayın Yönetmeni Harun Ceylan:


Bilindiği üzere Yahudiler Nil ile Fırat arasını kapsayan coğrafyanın sınırları içerisine giren ne kadar bölge varsa, “vaad edilmiş topraklar “ iddiası ile özel ilgi duymaktadırlar.

 

Yahudilerin işgal edeceği yerler arasında ilk başta evvela Ortadoğu'nun kalbi olan Kudüs olmalıydı ki ondan sonra diğer bölgelere yönelebilsin. 1948 yılından bu yana Korsan İsrail tarafından başlayan işgal el'an fiilen devam etmekteydi, bir tek geriye uluslararası kamuoyu nezdinde resmiyet kazanması kalmıştı, eğer biz Müslümanlar gerekli tepkiyi ve engellemeyi sergileyemezsek bu girişimlerinde de başarılı olacaklar. Evet, Küfür tek millettir, kendi lehlerine; İslam milletinin de aleyhine olabilecek her hususta bir araya çabucak gelip kararlar alabiliyorlar.  Bu bize ders olmalı. Küfür ehli aslında o kadar da güçlü değil. Onlar bizim bölünmüşlüğümüzün üzerinden galip gelip projelerini hayata geçirebiliyorlar. Maalesef beşerî sistemlerde mücadele etmeden hak ve  özgürlüklerin elde edilemeyeceği hakikatini de gözardı etmemeliyiz.

 

Binaenaleyh Kendimizi muhasebe edip özeleştiri yaparak; bugüne kadar bölünmemize, parçalanmamıza ve ayrışmamıza sebebiyet verecek tüm ihtilafları en azından Kudüs için bir kenara bırakıp İslâm milleti olarak bir araya gelip Kudüs icin Müstakil çalışmalara, projelere imza atalım. "Kudüs Müslümanların kırmızı  çizgisidir." Sözünü teoriden pratiğe dökmek için daha ne kadar bekleyecegiz, daha ne kadar seyredeceğiz? Kamuoyu nezdinde karşılık bulması için şüphesiz birlik şart. En azından Kudüs için bunu yapabilmeliyiz.
 

HAYATA DAİR HERŞEY GAZETESİ VE DERGISI IMTIYAZ SAHİBİ RESUL BOZKURT:

Kudüs Müslümanlarındır.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail’in kanlı ortaklığı ve işgal planları devam ediyor. 
Siyonizm’in yeni kuklası Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacaklarına ve Amerikan Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıyacaklarına dair açıklamalarda bulunuyor.
Kudüs’le ilgili böyle hadsiz ve hukuksuz bir tasarruf ABD’yi de İsrail’i de hiç ummadıkları bir neticeyle karşı karşıya bırakacaktır.
ABD, Afganistan’dan Irak’a, Suriye’den Libya’ya İslam coğrafyasını kana boyayan seri bir katildir.
Aynı ABD’nin Siyonist İşgalin ilk günlerinden beri terör şebekesi İsrail’i kanatları altına aldığını herkes görüyor.
Elindeki kirli propaganda gücü ile İslam’ı ve Müslümanları terörle özdeşleştirmeye çalışan ABD’nin gerçekte kendisi tüm dünyadaki terör olaylarının müsebbibidir.
Bir yerde masum sivillerin hedef alındığı saldırılar varsa, tetiği çeken hangi örgüt olursa olsun, arkasındaki azmettiriciler ABD ve İsrail’dir.
Biz her zaman söyledik ve söylemeye devam edeceğiz:
ABD’nin ipi ile kuyuya inilmez ve Siyonist İsrail ancak güçten anlar.
İslam coğrafyasında kim kendi halkına rağmen ABD ve İsrail ile iş tutmuşsa sonu hüsran olmuştur.
ABD ve İsrail, İslam Ülkelerinin yöneticilerinden kendilerine dost edinmezler, sadece kullanırlar ve vakti gelince de çöpe atarlar.
Kadim bir İslam şehri olan Kudüs’ü, ilk kıblemiz olan Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak nitelendirmek ABD’nin bu coğrafyadaki tüm varlığının ve ilişkilerinin ciddi bir biçimde sorgulanacağı yeni bir süreci başlatacaktır.
Biz bu coğrafyada Amerikan üssü görmek istemiyoruz.
Biz bu coğrafyada Amerikan askeri görmek istemiyoruz.
Biz bu coğrafyada Amerikan bayrağı görmek istemiyoruz.
Siyonist kukla Trump, kısa sürede nasıl bir yanlışın içinde olduğunun farkına varacaktır.
Tüm İslam ülkeleri, ABD ve İsrail’le bir şekilde ilişkide bulunan tüm hükümetler izledikleri politikaları gözden geçirmek zorunda kalacaklardır.
Kudüs bizim onurumuzdur, iffetimizdir. 
Böyle hadsiz ve hukuksuz bir sürece kimse reel politik söylemiyle izahat getiremeyecektir.
Her Müslüman’ın Kudüs’e olan bağlılığının ve sadakatinin, hükümetlerin ABD ve İsrail’le olan ilişkilerinden daha kuvvetli olduğunu herkes görecektir.
Siyonizm’in kuklası Trump ve politika yapıcıları bu küstahlıktan ve hadsizlikten mutlaka vazgeçmelidirler.
Aksi takdirde en az çelik kadar sağlam ve sert bir öfkenin hedefi olacaklardır.
Kudüs için adım atan kendi onurunu, iffetini, izzetini koruyacaktır.
Kudüs, İslam’ındır ve ebediyen Müslümanların kalacaktır.
Kudüs, Müslümanlarındır ve ebediyen Müslümanların kalacaktır.
Siyonist İsrail, Tel Aviv’de dahil işgal ettiği her karış topraktan sökülüp atılacaktır.
Bu coğrafyada barışın iki şartı vardır:
Bir. Amerika mutlaka evine geri dönecektir.
İki. İsrail mutlaka işgal ettiği topraklardan sökülüp atılacaktır.
Bunlar hamaset değildir.
Biz Allah’a ve ahiret gününe inanıyoruz.
Roma ve Bizans’ın akıbeti ne olduysa Amerika ve İsrail’in akıbeti de o olacaktır.
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.

 

TV VE RADYO YAYINCISI AKTİVİST YAZAR İSMAİL NERİMANOĞLU

böyle bir şeyin gerçekleşmesi islâm dünyasının kalbine saplanmış hançeridir. abd'nin böyle bir girişimde bulunma düşüncesi manidardır ki arap dünyasının hareket kabiliyeti kalmamış demek ki cesaret edebiliyorlar. suudi devletinin durumu çok şeyi anlatıyor. sanırım ilk veya ikinci kabul edecek ülke suudi devleti olacağı kanaatindeyim. son tahlilde müslüman devletler gerekli ağırlığını koyup ki bu çok mümkün gözükmüyor israil'e ve uçaklarına gerekli dersi gerektiği gibi vermeli. kudüs ve ayasofya mahzun kaldığı sürece kıyama geçmemiş de mümkün gözükmüyor.

 

ÖZLER HABER GENEL YAYIN YÖNETMENİ MEHMET ÖZLER 

Biz Müslümanız Elhamdülillah Küdüs'te biz müslümanlara emanettir.Emaneti korumak için malımızla,canımızla varız ve her zaman var olacağız.ABD nin bu tutumunu şiddetle kınıyorum.Ama şu unutulmasın ki, bütün tuzakları boşa çıkaran Mevlam Abd ve yandaşlarının bu oyununu inşallah bozacaktır.

Kaynak: Editör:
Etiketler: MEDYA, MENSUPLARI, İLE, KUDÜS'Ü, KONUŞTUK,
Yorumlar
Haber Yazılımı