Haber Detayı
10 Ekim 2017 - Salı 00:05 Bu haber 987 kez okundu
 
Gazeteci Mirac Karaaslan'a Çirkin Saldırı
Gazeteci Yazar Mirac Karaaslan'a kimliği belirsiz kişilerce saldırıda bulunulduğu bildirildi. Karaaslan yaptığı yazılı açıklamada "Bana saldıranlar IŞİD zihniyetli insanlardı.." dedi.
Yeni Medya Haberi
Gazeteci Mirac Karaaslan'a Çirkin Saldırı

İSLAM MEDYA I HABER MERKEZİ- 

İnternet Haber Medyasının yakından tanıdığı Gazeteci yazar Mirac Karaaslan'ın, kimliği belirsiz kişilerce uğradığı saldırıda yaralandığı bildirildi. Karaaslan yayınladığı yazılı açıklamada olayı anlattı ve kendisine saldıranların kimliği hakkında ipucu verdi.

 

İslam Medya olarak Mirac Karaaslan kardeşimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, kendi açıklamasını olduğu gibi yayınlıyoruz:

- 2 gün önce darp edilmem hakkında Müslüman camiaya açıklama -
Mirac Karaaslan

Resullah (sav) buyurdu ki: “Gökler ve yer, bir mü’minin kanını (haksız yere) dökmek için birleşmiş olsa, Allah onların hepsini cehenneme atar.” (Tirmizî, Diyât, 8)

Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam, O’nun sevgili Resulüne, pak ehli beytine ve kıyamete kadar yolunu sürdürenlerin üzerine olsun.

İki gün önce gece “Allah korkusu” konulu bir sunum yaptıktan sonra gece 12’ye doğru eve geçtim ve arabayı evimin önündeki caddede park ettim. Daha arabanın yanında iken yüzü bere ve atkı ile kapalı bir kişi yandan gelip bir şeyler deyip vurdu, sonra bir daha vurdu yere düştüm. Olayın vahametini anlayıp mukavemet göstermeye başlayınca bu kez diğer taraftan iki kişi daha saldırdı, bir daha caddede yere düştüm. Yolda araba geliyordu, bu nedenle bunlara doğru yerde yan tarafa kendimi attım. Müslüman kanı içmeye gelmiş bu 3 zavallı da ben yerdeyken başladılar tekme yumruk atmaya. Komşular duysun diğer bağırdım yardım istedim. Birkaç dakika ben yerdeyken tekme yumruk atıp birilerinin selamını ilettiler ve koşarak uzaklaştılar.

Arabanın anahtarı elimde idi ve elimde parçalandı. Gözlüğüm kırıldı ve gözlüğün demiri kaşıma girdi. Demir hastanede çıkarılabildi ve dikiş atıldı. Olayın darp olması sebebiyle olay polise götürüldü, önceden IŞİD’den tehdit alan biri olduğumdan dolayı da soruşturma terörle mücadeleye sevk edildi.

Olay IŞİD de olabilir, IŞİD zihniyetli kişiler de olabilir. Zaten yapanlar kendilerini çok iyi biliyor. IŞİD zihniyetli olmak demek illa IŞİD’i desteklemek demek de değildir. Onların hastalıklarını taşıyan, onlar gibi Müslüman kanına susayan, onlar gibi diğer Müslümanlara karşı kibirle tepeden bakan her grup aslında zihniyet olarak IŞİD’dir, sadece adı başkadır. Bu olayı yapanların da emin olun IŞİD’den zihniyet olarak bir farkları yok. Neden mi?

Birincisi, cep telefonum ve cüdanım gasp edilmedi. Beyinleri yıkanıp gönderilen o 3 gence sorsak, “neden paramı almadınız” diye, “haram” diyeceklerdir. Evet üstümdeki param siz Müslüman kardeşlerime (!) haramdı, peki döktüğünüz kanım helal miydi?

Resulullah (sav) buyurdu ki; “Her Müslümanın öteki Müslümana kanı, ırzı (namusu) ve malı haramdır!” (Müslim, Birr 32. Tirmizî, Birr 18)

Ne kadar acı bir şey değil mi? Müslümanın kanının IŞİD zihniyeti için bir değeri yok ama parası haram! Müslüman kanı dökmek için fetva var derseniz, işte o zaman harici olmaya bir adım daha yaklaşmışsınız demektir. Çünkü benimle kimse muhakemeleşmedi, saldırmaya gelen hiçbiriniz beni dinlemediniz, haklı mı haksız mı olduğumu umursamadınız. Abileriniz büyükleriniz “kan dökün” dedi ve sizler de IŞİD’in gençleri gibi sormadan sorgulamadan kan döktünüz. Oysaki ben fikren kendimi savunmaya da, eleştirileri dinlemeye de açık biriyim. Facebook’tan mesaj atsanız hatta o gece bile konuşalım deseydiniz konuşurdum. Eğer hakikaten İslam dinine göre kanımın akıtılması gerekiyorsa buyrun ortak bir hocanın huzurunda konuşalım. Haklıysanız hakkımı helal edeceğim. Yok haksızsanız; mahşerde Allah’ın huzuruna “keyfi” olarak Müslüman kanı dökmüş zalimler olarak çıkacaksınız. “Ama abiler emretti, ama hoca fetva verdi” derseniz, zaten kendine göre tek yanlı olarak fetva veren IŞİD’den bir farkınız yok demektir, Allah sonunuzu da öyle yapar.

İkinci olarak, bu zulmü yapan 3 genç cüzdanımı almadı, güya param haramdı ya, gözlüğümü kırdınız yeni gözlük satın aldım. Yine malıma zarar vermiş oldunuz, yine haram işlediniz, yine kul hakkına girdiniz, eğer tövbe etmez ve benden helallik almazsanız bu konuda da cehennem ateşini tadacaksınız.

“Sakın Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Ancak, Allah onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.” (İbrahim Suresi 42. Ayet)

Üçüncü olarak, IŞİD Suriye’de zalim Esed rejimi ya da YPG ile savaşmak yerine Suriye halkının canına ve malına musallat oldu. Bu tercihi yüzünden mazlumların ahını aldı, ümmeti de kendine nefret ettirdi. Sizler de Ankara’da İslam davetçisi olan ve Müslüman camia tarafından sohbetleri, daveti ile bilinen beni hedef alarak IŞİD zihniyetinde olduğunuzu gösterdiniz. 6 milyonluk Ankara’da yüzünüzü kapatarak bir Müslümanı evinin önünde darp eden bu 3 genç, durup düşünse, benden önce darp etmeyi isteyecekleri belki binlerce İslam düşmanı ya da başka İslam dışı fraksiyonlar olduğunu görebilir. Mesele “gidin onları darp edin demek” değil, IŞİD zihniyetini teşhir etmektir. İslam adına (!) yola çıktığını iddia eden birileri darp etmeye Müslümanlardan başlıyorsa, hatta yaptıkları zulüm Müslümanları hatta sadece mazlum Müslümanları kapsıyorsa, Allah sizi de bugün Suriye’de IŞİD’i batırdığı gibi batırır. Yol yakınken tövbe edin ve mazlumun duasından sakının.

Resulullah (sav) buyurdu ki; “Mazlumun bedduasını almaktan kork. Zira Allah'la bu beddua arasında perde mevcut değildir.” (Buhari, Zekât 1. Müslim, İman 31. Tirmizi, Zekat 6)

Dördüncü olarak, tüm vakti ilim öğrenmekle, kitap hazırlamakla, yardım faaliyetleri yapmakla ve İslam’a davetle geçen beni dövmenizin gerekçesi nedir? Bir selamı iletmekten daha öte bir açıklama yapmadınız. Bu nedenle ben, siz söylemeden açıklamamı yapayım. Eğer amacınız benim yaptığım bu çalışmaları durdurmak ise, bunu tevhide iman etmiş birinden beklemeyin. Ben İslam’a davet etmekten, muhtaçlara yetimlere insani yardımla meşgul olmaktan, kitap hazırlamaktan geri adım atamam. Aksi takdirde Allah Subhanehu ve Teâlâ’nın emirlerini çiğnemiş olurum. Âlemlerin ve cehennemin Rabbi olan Allah, korkulmaya sizlerden daha layıktır.

“İnsanlardan korkmayın benden korkun.” (Maide Suresi 44)

Mekke’de Ebu Cehil’de Resulullah (sav)’i İslami bir ibadet ve emir olan namazdan men etmek istemişti. Alak suresinin ikinci kısmı Resulullah’ı (sav) korkutmak, tehdit yoluyla engel olmak istediği zaman nazil olmuştur. Eğer ilettiğiniz selam ve yaptığınız darp, Allah’ın bana emrettiklerini yapmamam içinse, Allah’ın emrettiği namazı engelleyen Ebu Cehil’den bir farkınız kalmaz:

“Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü? Gördün mü (ne dersin?), ya o (kul) doğru yolda olur veya kötülüklerden sakınmayı emrederse? Gördün mü, ya bu (adam, hakkı) yalanlar, yüzçevirirse, O adam, Allah'ın kendini gördüğünü hiç bilmiyor mu? Hayır, hayır! Eğer o, bu davranışından vazgeçmezse, and olsun ki biz, onu perçeminden, o günahkâr ve yalancı perçeminden tutup cehenneme sürükleriz. O zaman o taraftarlarını yardıma çağırsın. Biz de Zebanileri çağıracağız.” (Alak Suresi 9 - 18)

Hatırlayın, firavunun sihirbazları firavun izin vermeden (!) secde edince, firavun sihirbazları dünyevi bir azapla tehdit etmişti de sihirbazlar: “Hakkımızda hangi hükmü verirsen ver. Senin hükmün ancak bu dünyada geçer.” (Taha 72) demişlerdi. Bilin ki sizin müstekbirliğiniz de ancak bu dünyada sürer. Mahşer günü ise hesap görücü olan Allah olacaktır.

Sizler hakikaten kendinizi hak üzere, beni batıl üzerine görüyorsanız, buyrun benim görüşlerime ya da şahsıma dair reddiye yazın ya da gelin bana söyleyin, hatta bir hocanın huzurunda hakkı batılı ortaya koyalım. Ama bunların hiçbirine yanaşmayıp Kabil olmaktan haz alıyorsanız, ben Habil olarak kalıp Rabbimden ecrimi beklerim. Sizler de Kabil olmanın bedelini mahşerde görürsünüz.

Beşinci olarak: Bakın dünyada kibirlenenlere ve zulmedenlere; hepsinin ortak özelliği kendinden güçsüz olarak gördüklerine musallat olmasıdır. Amerika Rusya ile lafta didişir, ama zulmedeceği zaman mazlum Afgan halkını vurur. Rusya da aynı şekilde sözde Amerika’ya kafa tutar, ama kan dökmeye gelince Kafkasya ve Suriye’deki mazlumlara musallat olur. IŞİD zihniyeti de böyledir. Suriye’de güçlü bir konumda olan ve başkenti elinde tutan zalim Esed rejimine saldırmak yerine mazlum Suriye halkını ve direnişini defalarca hedef aldılar.

Bana saldıranlar da bu zihniyeti taşıyor. İnanın benim karşılık verebileceğimi bilseler, benim gibi evleri yurtları belli olan bu zavallılar böyle bir zulme cesaret edemezdi. Ama bizler mazlumuz, bizler bu asrın guraba’sıyız. Bizim bu dünyada Rabbimizden başka bir destekçimiz yok. Bunu onlar da çok iyi biliyor, bu nedenle musallat oluyorlar.

Yapacağımız tek şey Allah’a havale etmek ve Allah’ın bu zalimlerden hesap sormasını beklemektir. Allah’ın isimlerinden biri de el-Muntakim’dir. Yani Allah intikam sahibidir, öç alandır. Allah’tan korkmayanlar ise bilsinler ki, ben Allah’tan korkuyorum ve bu nedenle Kur’an – Sünnet ne emrediyorsa bu yolda ilerlemeye devam edeceğim. Ta ki Allah bana bu yolda inşallah şehadeti tattırana kadar. Allah’tan geldik ve O’na döneceğiz.

“Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes yarına ne hazırladığına baksın. Allah'tan korkun, çünkü Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.” (Haşr Suresi 18)

Kaynak: (Özel Haber) - İslam Medya Haber Merkezi Editör: islam medya
Etiketler: Gazeteci, Mirac, Karaaslan'a, Çirkin, Saldırı,
Yorumlar
Haber Yazılımı